|
| |
|
November 16, 2008 - 1 Yeni İncelemeler
Quantum of Solace - PS2 İnceleme: <div align="justify"><p>Sinemanın en uzun serilerinden biri olan 007 James Bond'un yirmi ikinci ve en son çekilen bölümü olan QUANTUM OF SOLACE, bir önceki bölümünün tam bir saat sonrasını konu alarak sinema sever hayranlarıyla buluştu. Konusu itibariye ajanımız Bond son sevgilisi Vesper tarafından ihanete uğramış ve kişisel ihtiraslarına yenik düşmüştür. Aldatılmanın da getirisiyle iyiden iyiye hırs yapan James Bond kız arkadaşının peşine düşer ve gerçeğin ne olduğunu bir an önce öğrenmeye karar verir. İşte olaylarda tam bu sırada cereyan etmeye başlar. Sevgili Vesper'in şantajlar sonucu bu hadde geldiğini öğrenen Bond işin dahada derinlerine gitmeyi düşünür. İhanetin sır perdelerini giderek aralayan Bond aslında çok büyük bir komplonun içinde olduğunu kısa sürede anlar. Artık hayatta kalmak için tek bir şansı vardır. Quantum’u durdurmak için CIA, teröristler hatta olayın başaktörü Mr. M’den her zaman bir saniye önce düşünmek...</p><p>Geçtiğimiz haftalarda vizyona giren ve kısa bir süre öncede konsollardaki yerini alan 007'nin son macerası QUANTUM OF SOLACE'in konusu kısaca böyle. Daha önceki birçok film oyununda olduğu gibi bu oyunumuzunda konusu ve gidişatı aynen filmine göre endekslenmiş. Oyun çıkmadan birkaç hafta önceki araştırmalarımı yaptığımda Kasım ayında beklediğim ve iyi olacağına inandığım beş oyundan biriydi 007 QOS. Daha önceki serilerini EA firmasının üstlendiği 007’nin her oyunundan gerçekten çok zevk almıştım. Özellikle PS2 konsoluna göre iyi performans sergileyen ve diğer rakip tarzda ki oyunlara göre de daha hareketli ve daha akıcı bir oyun serisiydi. Özellikle serisinin EVERYTHING OR NOTHING adlı oyununu oynamaktan hiç bıkmamış grafiklerini ve oyunun zevkli oluşunu gördükçe "istediklerinde nasılda yapıyorlar" demekten kendimi alamamıştım...</p><p>Açıkçasını söylemek gerekirse kaç gündür iş çıkışı sürekli çarşıya iniyor, 007 QOS'nın gelip gelmediğini her gidişimde soruyordum. Birkaç gündür yaşadığım yıkıntının ardından dün oyuna kavuştum ve büyük bir heyecanla emektar konsolum PS2'ye taktım. (Bu arada oyun açılırken BURHAN MIZRAK kardeşime de msn'den bu müjdeli haberi verip az biraz hasret giderdik)<br></p><div style="text-align: center"><img src="http://img401.imageshack.us/img401/8617/74280103ru1.jpg" alt="" width="448" height="305"></div><br><br><p>Oyunun başlamasıyla birlikte yapımcının EA değil de ACTIVISON olduğunu görünce açıkçası şaşırdım. Ne yazık ki yaptığım araştırmalarda inanın buna hiç dikkat etmemiştim ve bu değişikliği fark edince biraz korkmuştum. EA'nın eski yaptıklarını hatırladıkça acaba ACTIVISION'da EA kadar başarılı olabilmiş midir? sorusu aklıma takıldı. Oyunun en başında karşıma gelen oyun için güzel bir albeni yaratan oyun menüsüydü. Oyunun bu cafcaflı menüsü gerçektende benim gibi bu oyunu heyecanla bekleyenlerin kalbini daha da hızlandıracak şekilde tasarlanmış. Hızlıca tüm ses ve video ayarlarını yapıp oyuna başladığımda güzel bir hesaplaşma ve kumpas sahnesinin işlendiği demo ile karşı karşıya geldim. İlk bakışta oyun grafikleri pekte şaşalı gelmedi gözüme. Tipik bir GODFATHER SCARFACE karması gibiydi önceleri. Oyunun kontrolleri bana geçtiği ilk saniyelerde aslında oyunun hiçte hız kesmeyeceğinin sinyallerini ACTIVISION bana en çarpıcı şekilde hissettirir oldu. TUTORIAL şeklinde geçen ilk bir kaç dakikanın ardından bu oyunun aslında ne kadarda beklediğime deydiğini anladım. 007 QOS gerek kontrol sistemiyle, gerek fizik motoruyla, gerekse grafiksel gelişimiyle serisinin diğer oyunlarından kendini kolayca sıyırabiliyor. Şimdi hızlı bir şekilde oyunun artı ve eksilerini her yönden ele alalım...<br></p><div style="text-align: center"><img src="http://img293.imageshack.us/img293/5465/87535207kk0.jpg" alt="" width="448" height="284"></div><br><br><br><p>BENİM ADIM BOND... JAMES BOND!<br>007 QOS gerçekten hızlı ve atraksiyon seven oyun severler için tasarlanmış. Heyecanı biran bile düşmeyen konusu ve oynanabilirliği ile adına ve geçmişine yakışır bir kurgu bütünlüğü aslında. ACTIVISON firması kontrol sistemini düzenlerken biz oyunculara PS joyistiklerinin tüm kombinasyonlarını kullandırabilmek için ince eleyip sık dokumuş. Her tuş ayrı bir hareket, her tuş<br>ayrı bir strateji. Artık kör kütük bodoslama savaşmak yerine daha polisiye, daha akılcı, daha planlı çatışma sahnelerine şahit olabiliyoruz. Bana göre bu türe benzeyen oyunlar arasında 007 QOS ile karşılaştırılabilecek en yakın oyun eski kült oyunlardan MAFIA'dır. Çünkü ben sadece MAFIA oyununda bu kadar zevkli ve gerçekçi çatışma sahnelerine tanık olmuştum. 007 QOS'de artık çatışma sahnesinin şiddetine göre kamera açılarıda değişiyor. Sürekli omuz arkası olan kamera açısı çatışma, vurulma, hoplama, zıplama, koşma, yürüme, gizlenme gibi birçok farklı sahnede ajanımıza ve bizlere birçok alternatif tepkime sunuyor. Eğer biz koşuyorsak kameramızda bizle birlikte çok sallanıyor. Ama<br>eğer bir gizli sessiz ve derinden bir suikast yapacak isek kameramızda bizim nefes alıp verişimize göre farklılık gösteriyor. Tüm bunların yanı sıra James Bond artık gizlenebiliyor, tırmanabiliyor, yüze biliyor, rehin alabiliyor, ve basma kalıp stiller yerine mekana, dekora, ışığa, karanlığa göre farklı şekilde silah kullanabiliyor yada yumruk yumruğa kavga edebiliyor. Aslında bu özelliklerden bir çoğu biraz SPLINTER CELL vari gelebilir. (SPLINTER CELL CHAOS THEORY'i tek geçerim bu arada...)<br>Oyunun bir diğer güzel yanlarından biride oyun içinde elimize geçecek silahların farklı yerlerde, farklı mesafelerden güzel tepkimeler vermesi. Kısacası silahımızın özelliklerine göre çatışmaya girmemiz çok ama çok önemli. Genellikle kısa mesafeli çatışmalara gireceğimizden çatışma anını ve mekanın kamuflajik getirilerini iyi ayarlamanız, iyi karar vermeniz ve iyi siper almanız gerekebilir. Ben TÜRK'üm bana birşey olmaz diyip bamagüme saldırmaya kalkışırsanız kafanıza yiyeceğiniz tek bir kurşunla direk ekranınızı kan kırmızısına boyayabilirsiniz. Ayrıca hak göstergesinin de olmayışı bu olasılığınızı daha da arttırabilir.</p><p>Oyunun bir küçük noktası da şu ki, 007 QOS bazı sahnelerinde ara demolar girdiğinde, bu demolarda aynı GOD OF WAR'da olduğu gibi joyistiğimizin üçgen,yuvarlak,x ve kare tuş kombinasyonlarını kullanarak bizlere görsel bir şölen yaşatması. Oyunun bizden istediği isteklere göre vereceğimiz tepkilerle ya hayatta kalacağız yada hatalarımıza yenik düşüp öleceğiz. Parmaklarımızın ve gözlerimizin hızlı olması bizim kaderimizi belirleyecek. (Oyundaki minik bulmacalar ve hackerlık davaları gibi küçük ayrıntılarda da bu kombinasyon geçerli olacak) Oyunun en güzel yanlarından biriside ölünce sizi öldüğünüz yerden en fazla 10-15 saniye geriden başlatıyor olması. Yani başka oyunlar gibi o kadar bölümü bitirip, dağları taşları aşıp ölünce sizi zor durumda bırakmıyor. Ve bununla birlikte biz oyunculara çok kullanışlı bir SAVE sistemi sunuyor.</p><br><div style="text-align: center"><img src="http://img98.imageshack.us/img98/4210/30483882eh3.jpg" alt="" width="448" height="320"></div><br><br>PEKİ YA ÇİZGİLER?<br>Aslında bir çoğumuzun merak ettiği iki büyük soru işaretinden biriside bu. Nextgen konsollar karşısında ancak sahip olabildiği kadar performans sergileyen PS2 için 007 QOS grafikleri hiçte hafife alınacak gibi değil. İlk 10 dakikanın sizi yanıtlamasına izin vermez iseniz sadece bir bölüm sonra çok güzel bir oyuna sahip olduğunuzu fark edeceksiniz. İlk baştaki düz mekan çizimleri sadece bir bölüm sonra hareketli mekanlara, yüksek ışık gölge oyunlarına ve PS2 ye göre çok iyi denebilecek fizik modellemelerine bırakacak. Özellikle mahsende başlayan ve kanalizasyonda devam eden sonrada yerini sokaklar, binalar ve ordan da çatılara bırakan kovalama sahnesini görünce bana hak vereceksiniz. Ayrıntılı çizilmiş duvar, su, mekan çizimlerine yüksek parlamalı ışık ve güneş efektleride ekleyen ACTIVISION bana göre PS2 için yapabileceği en güzel makyajı bu oyuna yapmış.(Benim bu beklentim ALONE IN THE DARK oyununu beklerken de vardı ama büyük hayal kırıklığı yaşamıştım) <br><p>Fizik motoruna gelecek olursak güzel tasarlanmış karakter ve mekan modellemelerine birde güzel bir tepkime stili eklenmiş. Büyük bir kısmı çatışma olarak geçen oyunda karakterler ve ajanımız vurulma, koşma, dövüşme, atlama, zıplama, ölme, düşme gibi olaylarla başbaşa kalıyor. Tüm bunlar olurken PS2’ nin 8 yönlü hareket sistemini ele alırsak gerçekten göze hoş gelen fiziki hareketler ve tepkimelerle karşılaşıyoruz. Çatıdan düşen adamlar, koşarken vurduğumuz adamlar, yada kafadan, ayaktan, omuzdan vurduğumuz adamlar...</p><p>Bu arada oyunun eksileri de yok değil. Mesela öldürdüğümüz adamlar hala kayboluyor. Aslında bir yandan buna kızıyoruz ama bir yandan da bir gereksinim olduğunu biliyoruz. Şayet çok kişiyle geçen çatışma sahnelerinde ölen her adamın cesedi yerde kalsa sanırım bu birçok kez frame düşümüne sebep olabilir PS2 için. Ya az adamla cesetler var olacak, yada çok adamla çatışıp ölüler yok olacak. Sanırım firma seçimini ikinciden yana kullanarak oyunculara daha çok zevkli sahneler yaşatma kararı almış görünüyor.</p><p>Her oyunda çok küçükte olsa ayrıntılara dikkat ederim. Biliyoruz ki güzellikler ayrıntılarda gizlidir. Bunun için mekan çizimleri, ışık gölge, fizik tepkimeleri gibi birçok alternatif özellik sayılabilir. Ama bazen insan öyle şeylerle karşılaşıyor ki ya bu kadar güzelliğin yanında bu oldu mu şimdi demeden alamıyor kendisini. Mesela ateş ettiğimiz duvar, tahtalar, bidonlar, variller, camlar hep gerçeğe yakın tepkimeler verirken koskoca denize değil mermi bazuka atsan bana mısın demiyor. Sen git cam çerçeve indir, duvar kır, utanmasan binayı da yıkacaksın ama ufacık bir saksıya ateş ettim maşallah saksı titanyum alaşımlı zırh sanki. Ama başka bir çatışma sahnesinde şöyle bir yaylım ateşi yapayım dedim kırılmadık saksı, kiremit kalmadı. Anlamadım gitti bu işi. Mesela bir sahne yaşadım. Hızlı bir kovalamaca sahnesindeyken yan odaya giriş yapacaktım. Baktım sesler geliyor, birileri var. Ben onları onlar beni fark etti. Tam kapıyı açacağım adamlar "içeride, ateş edin" dediler. Kapıya doğru dört el ateş ettiler. Tahta kapıda dört delik açıldı ve içeri güneş ışığı süzüldü. Ama öte yandan sen git saksının dibinden saksıya ateş et saksı kırılmasın. Güler misin ağlar mısın? Ha birde unutmadan söyleyeyim, oyunda kan da yok... İnanılmaz bir yaman çelişki gerçekten.</p><br><div style="text-align: center"><img src="http://img355.imageshack.us/img355/2548/49632593wt5.jpg" alt="" width="448" height="241"></div><br><br>SESLERDEN NE HABER?<br>Gerek konuşmalar, gerek ses efektleri, gerekse o meşhur BOND müziği olsun gerçekten oyunda grafiklerden sonraki en güzel olay sesler. Mekana göre değişen sesler sizin oyunu oynayış şeklinize göre de değişiyor. Eğer ben işi sessiz değil bodozlama dalar, gerekirse atom bombası atar her yeri bayram yerine çevirir öyle bitiririm diyorsanız her yerde insan çığlıkları, bağrışmalar, gürültüler duymanız içten bile değil. Ama yok ben profesyonel ve realist bir ajanım diyorsanız etraftaki sinek seslerinden ve güzel denizin dalga seslerinden, hatta sokak köpeklerinin havlamalarından, çöpün içinden çıkan kedinin çıkardığı gürültüden başka bir şey duymazsınız... Oyunda ister davul çalın herkes uyansın, isterseniz parmak ucunda yürüyün kimseler duymasın. Can sizin canınız. Bol şanslar... <br><p><br>SON OLARAK...<br>Başta da dediğim gibi beklediğim beş oyundan biriydi 007 QUANTUM OF SOLACE. Ve üstüne basa basa söylüyorum ki beklediğimi de verdi. Biraz SCARFACE, biraz MAFIA, birazda SPLINTER CELL... Ama sonuçta o bir 007 JAMES BOND. Eğer heyecanı bol, aksiyonu hiç düşmeyen bir oyun istiyorsanız bu oyun tam size göre. Joyistiğinizin her tuşunu kullanma özgürlüğünü bize sunan, güzel çatışma sahneleriyle sizi ekrana kitleyecek, belki biraz tek düze ama inanın ki güzelliği çok kötülüğü az bu oyunu oynarken PS2 daha ölmedi demek için defalarca kez şansınız olacak. Siz kardeşlerim bir çoğunuz bu oyunu oynarken bende en kısa zamanda CALL OF DUTY 5 i edinip sizlere tekrar karşınız olma dileklerimi sunarım. Hepinize iyi oyunlar. Saygılarımla...</p><p><br>GRAFIK = 10/8<br>SES = 10/9<br>OYNANABILIRLIK= 10/8 <br>GENEL = 10/8 </p></div> Eklenme: 16-Nov-2008 Hit: 1496 Puan: 9.667 (15 Toplam Oy) İnceleme Puanla & Yorumla Kategori: Playstation 2
|
|
|
|
|