Playstation-Eye, Playstation 2 için kendini ilk gösterdiğinde devrim olarak kabul edilmişti. O ana kadar hareket yakalama bazlı oyun sistemi (bakmayın öyle suratıma. Aklıma bu sistemi anlatacak kelime gelmedi şimdi uydurdum) ilk zamanlar şaşkınlıkla karşılandı. Hatta bazılarımız inanmadı. Ama Sony Playstation-
Eye üzerinde ısrar etti ve üst üste oyunlar çıkararak oldukça başarı sağladı.
Playstation 3 tanıtımlarına başlandığında, yeni Playstation-Eye’de merakla beklenen yan ürünlerin başında geliyordu. Her ne kadar Playstation 2 de çocuklara yönelik oyunlar dikkat çeksede (gerçi ben hepsini oynadım. Hep derim içimde bir çocuk vardır diye) Sony’nin yeni platformunda eye içinde yeniliğe gidileceği kesindi ve herkes bir devrim bekliyordu. Devrim geldi, şu an elimizde duruyor. (yani benim elimde duruyor en azından. Yada masada duruyor diyelim )
Eye of Judgement (kısaca E.O.J )Playstation 3 için yapılan ilk görsel anlamda kontrol oyunu olma özelliğini taşıyor. Hakkında onlarca video , öninceleme ve tahmin yapılan oyunumuz sonunda kendisini gösterdi. Bakalım beklentileri karşılıyabiliyor mu? Azzzz sonra...
E.O.J aslında kartlarla oynanan sıra tabanlı bir strateji oyunu. Oyunumuzun temeli 3x3 ölçülerinde karelere ayrılmış bir alan üzerinde iki oyuncunun kartlarla yaptığı hamlelere ve bunların sonuçlarına dayanıyor.(ne dedim l...n ben?) Her oyuncu sahip olduğu 30 büyü veya yaratık kartı ve 4 hamle kartıyla beraber, kurduğu stratejilerle karşı oyuncuyu altetme çabası içinde olmaktadır. Tabiki bu sistemin can alıcı noktası kartların gerçekten elinizde olması ve oyunu kartlarınızla kontrol etmeniz. (şu yukardaki cümleyi anlıyan beri gelsin)
Oyunumuz büyük bir kutuda geliyor elimize. Kutu içeriğinde oyun cd’miz (doğal olarak), Playstation-Eye isimli kameramız, oyunu oynarken kullanacağımız dikey kamera standımız, starter deck adı verilen 30 kartlık başlangıç kartlarımız, booster pack adı verilen 7 kartlık ek bir paketimiz ve kartlarımızı üzerine koyacağımız 3x3 ölçülerinde bezden oyun alanımız ile gelmekte. İlk olarak kamerayı çıkarıp Playstation’ımıza takıyoruz. Ardından Settings menüsü altından accessory settings menüsüne gelerek buradan kameramızı tanıtıyoruz. Ardından genişçe bir masa ve bir sandalye bularak kutunun içinden çıkan bezimizi masanı üzerine açıyoruz. (sandelyede oturun bu arada. Ayakta kalmayın) Yine kutu içinden çıkan tutma standını kılavuzunda gösterildiği gibi kurarak kameramızı bu standa monte ediyor ve ardından standı alıp bezimizin istediğimiz bir kenarına yerleştiriyoruz. Artık oyun için hazırız.(cd’yi takın dememe gerek yok değimli )

Oyun ilk açıldığında size update yapayım mı? diye soruyor.(zaten çıktığından beri konsolu update etmekten oyun oynayamadık). Eğer PS3’ünüz 1.94 ise zaten yapmanıza gerek kalmıyor. Ardından gaza getirici bir demo izliyoruz. Gerçekten tanıtım demosundaki grafikler ve efektler göz kamaştırıcı ve oyunu çok iyi anlatıyor. İzlemenizi tavsiye ederim. (izlemeyenin kartlarına çay dökülsün) Demonun ardından oyun bizden kamera ve hizalama ayarlarını yapmamızı istiyor. Kameramızın açısına göre gösterildiği gibi ayarlarımızı yapıyoruz. Burada hizalamaya çok dikkat edin. Gerçekten oyunda çok önemli. Tüm ayarların ardından artık oyunumuza girebiliriz. İlk seçeneği seçerek oyunuza girelim(yada çıkalım dolaşalım hayatın farkına varalım!! Tamam sustum)
Oynayacağımız şekli ve yeri seçtikten sonra oyun ekranı bizi karşılıyor. Makine rastgele olarak sırayı 2 oyuncudan birine vererek oyunu başlatıyor.
Oyun şekline girmeden önce kartlardan bahsedelim. Oyun sisteminde toplamda 120 kart var. Ama tabi bunları hepsine birden sahip olamıyoruz.(ticari zeka) Bizde sadece 30 kart bulunmakta daha fazlasını satın almanız gerekiyor. Sumon ve creature olmak üzere 2 çeşit kart tipi var. Creature kartları adından anlaşılıcağı üzere savaş alanına yeni bir yaratık çağırıyor ve saldırı düzenliyor. Sumon kartlar ise varolan yaratıklara iyi veya kötü şekilde büyü yapmanızı ve status’lerinde değişiklik yapmanızı sağlamaktadır. Kartlar element olarak 5’e ayrılıyorlar. Bunlar fire, water, wood, earth, benelith diye isimlendiriliyor. Bunların arasında fire - water ile wood – earth eşleşmeleri, birbirlerinin zıttı olarak birbirlerine maksimum hasar verebiliyor. Benelith ise bir çeşit akıllı, mekanik bir ırk ve çok güçlü yaratıklara sahip olma özelliğinde. None ile isimlendirilenler ise hiçbir element ile ilişkisi olmayan yaratıklar ve büyüleri simgeliyor.
Kartların üzerlerinde bazı sayılar göreceksiniz. Bunlardan sol üst tarafta bulunan sayı o yaratığı çağırabilmeniz için size gereken büyü (mana) puanını simgeliyor. Hemen yanındaki sayı ise action kartı kullandığınızda harcanacak olan büyü puanını simgeliyor. Ayrıca bu sayıların etrafında bir kilit işareti olursa bu o yaratığı oyun alanında 4 veya üzeri sayıda bir kart olduğunda, açılan büyü kilidi olduğu sürece kullanamayacağınız anlamına gelmektedir.Bu büyü kilidini oyunun üst tarafındaki barda zincirle sarılı şekilde görebilirsiniz. Kalp işareti şeklindeki sayı yaratığımızın hp’sini simgeliyor (hit-point) ve eğer bu değer 0 olursa yaratığımız ölüyor. Kılıç işaretinin yanındaki sayı ise yaratığımızın hiçbir etken olmadan yapacağı saldırı gücünü simgeliyor. Kartların alt kısımlarında görünen karelerin içinde bazı oklar var. Bu oklardan kırmızı olanlar o yaratığın saldırabileceği yönleri gösterirken mavi oklar kendini savunabileceği noktaları gösteriyor. Bunlara çok dikkat etmelisiniz çünkü oyunda yönler önemli. (bir de karşıdan karşıya geçerken sağınıza solunuza dikkat edin)

Her oyuncunun en fazla 30 karttan oluşmak üzere bir ''library''si bulunuyor. bu libraryler sadece sumon ve creature kartlardan oluşuyor. Ve bunların yanında 4 adet de function kartınız var. Bunlar sırasıyla ; action, cancel, status ve end of turn isimli kartlar. Bunların ne işe yaradığına daha sonra değineceğim. Her bir oyuncu oyuna başlarken kendi librarysinden 5 kart çekiyor ve eline bakıyor. Elindeki kartları beğenmeyen oyuncu sadece bir defaya mahsus olmak üzere elindeki bütün kartlardan vazgeçmek şartı ile yeniden 5 kart çekebiliyor. Bunun harici oyun size her bir turn başlangıcında bir kart çekmeniz için izin veriyor. Elinizde maksimum 7 kart bulunabilir. Ancak bu sayıya function kartları dahil değildir. Onları sürekli elinizde tutabilir ve istediğiniz zaman kullanabilirsiniz.(gerekirse karşı oyuncunun kafasınada atabilirsiniz ) Elinde 7’den fazla kartı olan oyuncu kartlarından birinden vazgeçmek zorundadır veya yeni kart çekemez.
5 kart seçme işleminden sonra ''start''a basarak devam ediyoruz. Ardından ilk sıradaki oyuncuya 2 büyü puanı (mana) yükleniyor. İlk sıradaki oyuncu büyü puanının el verdiği ölçüde ilk yaratığını alandaki karelerden birine yerleştiriyor. Burada dikkat edilmesi gereken nokta her bir karenin (field) bir elementi olduğudur. Ve eğer siz oraya ters elementli bir yaratık koyarsanız yaratığınız hasar görür. Ama aynı elementli bir yaratık koyarsanız yaratığınız güçlenir. (örneğin fire elemtal bir yaratığı water olan bir bölgeye koyarsanız -2 hp ile, fire olan bir bölgeye koyarsanız +2hp ile başlıyacaktır. Earth veya wood olan bir bölgeye koyduğunuzda normal hp’si ile oyuna dahil olacaktır.)

İlk oyuncu seçtiği bir kartı alanına koyduktan sonra sıra diğer oyuncuya geçiyor. Oda yerden bir kart çektikten sonra onada 2 büyü puanı yükleniyor. 2. oyuncu eğer isterse ve elinde varsa summon kartlarını kullanabilir veya bir yaratık kartı ile saldırıya geçebilir. Bir yaratığı ilk defa alana koyduğunuzda eğer saldırı yönünde bir hedef varsa otomatik olarak saldırıya geçecektir. Ve böyle bir durumda turn otomatik olarak karşı oyuncuya geçer. Ama alanda zaten bir yaratığınız varsa ve onu tekrar saldırtmak istiyorsanız action kartını kullanmalısınız. Eğer yeterli büyü puanınız varsa turn bitmeden action kartı ile dilediğiniz kadar saldırı gerçekleştirebilirsiniz. Ve eğer hala yeterli puanınız varsa yeni bir yaratığı alana dahil edip turnü bitirebilirsiniz. Ama eğer puanınız biterse ve turn hala sizde ise “end of turn” kartını kameraya göstermeli ve sırayı karşı oyuncuya vermelisiniz. Aslında turn içindeki olaylar sırasını şöyle anlatabilirim size (trt 4 dersleri gibi oldu bu) :
1-kart çekme
2-büyü puanı yüklenmesi
3-eğer yeterli büyü puanı ve gerekli kartlar varsa summon kartı ve function kartlarının kullanılması (eğer kullanılmıyorsa 4. adıma geçilir)
4-yeterli büyü puanı varsa creature kartının kullanılması (bu işlem gerçekleştirildiğinde otomatikman 6. adıma geçilir,eğer büyü puanı yoksa 5. adıma geçilir)
5-sıra hala sizde ise en of turn kartının kameraya gösterilmesi.
6-Sıra karşı oyuncuya geçer (turn end)
Örnek bir saldırı biçimi anlatırsak : benim 6 büyü puanım var diyelim. Yerde twin goblin kartım var. Elimdede elf kartı ile heal kartı var diyelim. Önce heal kartını kullanarak 2 büyü puanımı kullanıyorum ve goblin kartımın hp’sini yükseltiyorum. Geriye 4 büyü puanım kalıyor. Ardından action kartını kullanarak twin goblin kartım ile saldırı gerçekleştiriyorum. Geriye 1büyü puanım kalıyor. Bununlada elf kartımı alana sürüyorum ve bir saldırı daha gerçekleştiriyorum. Sıra rakip oyuncuya geçiyor.
Diğer function kartı cancel ise yaptığınız herhangi bir hamleden vazgeçmek istediğinizde kamereya göstermeniz gereken kart.
Evet sizinde anladığınız gibi (yani anlatabiliysemki ben şöyle bir geriye bakınca şüpheliyim bu konuda ) oyunumuzda kartların özelikleri ve kuracağınız yüzlerce değişik strateji çok büyük önem kazanıyor. Bu yüzden oyun sürekli yeni şeylere gebe.
Oyun modu olarak fazla bir seçeneğimiz yok aslında. Arena modu ile bilgisayara karşı veya arkadaşlarımıza karşı oynarken,online mod ile tüm dünyadaki E.O.J oyuncuları ile kapışabiliriz. (online oynamak için elinizdeki kartları deck builderdan sisteme kaydettirmeniz gerekiyor) judgement modunda ise yaratık kartlarını çabuk bir biçimde savaştırarak (4 karta kadar) hangi yaratık daha güçlü öğrenebilirsiniz.
Grafikler konusunda E.O.J gerçekten bize muhteşem anlar yaşatıyor. Her bir yaratık özenle çizilmiş ve büyü efektleri göz kamaştırıyor. Yaratıklar ortaya çıkarken adeta bakıp kalıyorsunuz. Summon efektleri ise devasa ve şahane.
Ses konusunda ise bir artı bir eksi ar diyebilirim oyunda. Oyun yapımcıları büyü efektleri,yaratık sesleri ve diğer savaş efektleri konusunda mükemmel bir iş çıkartmış olmalarına rağmen bütün bir oyuna sadece 2 çeşit müzik koymalarının sebebini anlamak mümkün değil. Ama yinede ses konusuda geçer not alıyor.
Oynanabilirliği zaten tartışmaya bile gerek yok dünya üzerinde olmayan bir sistemi gayet başarılı ve eğlenceli bir şekilde gerçekleştirmişler ve bizi memnun etmişler. Gerçekten kartlara hükmetmek ve yaptığınız hareketleri birebir ekranda görmek inanılmaz eğlenceli. Yapay zeka ve zorluk dereceleri çok iyi ayarlanmış.
Oyun süresi olarak ise tek bir eleştrim olacak. Online oynama imkanı koyarak sürekli oynanan bir oyun yapmalarına rağmen. Oyunun bir hikaye modu olmayışı büyük eksiklik. Hemde bu kadar başarılı bir yapay zekaya sahip bir oyunda insan bir senaryo boyunca ilerliyememenin eksikliğini büyük ölçüde hissediyor. (ağlıyacağım şimdi)
Son sözleri söylemek gerekirse eye of judgement ps3 sahiplerine henüz tam anlamıyla hissedemedikleri “next-gen” duygusunu en iyi hissetiren oyun şu ana dek. Ve özellikle kamera dahil gelen 80 dolarlık fiyatı size hem güzel bir oyun hemde ilerde muhteşem şeylere yarıyacak olan playstation-eye kamerasına sahip olma şansını veriyor. (you-tube’deki eye videolarını izlemenizi tavsiye ederim.)
İlk anları karışık gelsede giderek sizi içine çeken özelliği ile ''eye of judgement'' her ps3 sahibinin alması gereken oyunlardan bence.
Artılar : kol kullanmadan muhteşem oynanabilirlik, ekrana hükmedebilme duygusu, güzel grafikler
Eksiler :oyun müziklerin sınırlı oluşu, kamera’nın zor ayarlanması, senaryo modunun olmayışı.
Benim sözlü notlarım :
Grafik : 83
Ses : 78
Oynanabilirlik : 100
Eğlence : 90
Genel : 88
Yazar; Melih “raistlin” Koldemir