Yeğenim sabaha kadar ağladı… Burnout Paradise satışa sunulduğunda hemen oyun sponsorumuz olan Irmak Toysland’a gidip oyunun incelemesini yazmak için tedarik ettim. En çok beklediğim oyunlar arasında olduğu içinde hemen kendimi eve attım. O günde birinci sınıfa giden yiğenim, karnesini bana göstermek için bize gelmiş. Burnout’un başına yiğenimle birlikte bir oturduk. 8 saatin nasıl geçtiğinin farkına bile varamamışız. Taki benim cep telim çalana kadar. Arayan çok samimi bir arkadaşım;
Selim abi: Burhan ne yaparsın?
Ben: Ne olsun Selim abi bizim yiğen ile oyun oynuyoruz. Sen ne yaparsın?
Selim abi: Ne olsun bende Teknosa’ya gitmiştim. Hiç aklımda yokken PS3 aldım
Ben: Ooo çok sevindim hayırlı uğurlu olsun.
Selim abi: Saolsın burhan, yalnız bunun içinden oyun çıkmadı bana bir oyun varsa verebilir misin? Sabaha hemen geri vereyim.
Ben: Şeyyyyy vereyim Selim abi, bizim eve gel Burnout Paradise var onu vereyim.
Selim abi: Tamam hemen geliyorum. Zaten sabah bir olsun hemen oyun alacağım. Sabırsızlandım şimdi.
Tamamdır evde bekliyorum dedim ve telefonu kapattım. Benim yiğen evin içerisinde bağırmaya başlamasın mı? “Dayım oyunu arkadaşına verecekmiş. Ben oyunu çok seviyorum kimseye vermesin.”Ardından da ağlamaya başladı. Tam yiğenimi susturmaya çalışırken arkadaş kapının ziline basmasın mı? Bizim yiğen oyunu verdiğimi görünce ağlaması daha da şiddetlendi. Durumu görmeliydiniz. Saat 23 sularından saat 03 sularına kadar ağladı. Uykusu gelmese kesin ağlamaya devam edecekti. Ertesi gün sabah olunca ilk iş arkadaşa gidip oyunu geri almak oldu.
Yiğenimde çok zeki bir yeni nesil çoçuğu. Okula başladığı gün hocasına sormuş, “Öğretmenim ben şimdi ilk okula başladım ya eve internet şart mı? Eğer şartsa hemen bağlattırmam lazım” demiş. Hatta okul servis şoförüne, okulun ilk günü, benim babamın cep telefon numarası vardır. Sen şimdi babamı ara, bana BMW’sini göndersin. Ben bu hurda servis ile okula gitmem diyen bir çocuk gerisini siz düşünün artık… Gelelim bizim şaheser oyunumuza…
Cennet Şehrine hoş geldiniz…
Burnout serilerini Playstation 2’de bir çok defa oynama imkanı bulmuştuk Takedown, Revenge ve Dominator derken yeni nesile yapılan ilk seri ile yeninden araba yarışı anlayışımız değişecek gibi görünüyor. Burnout’ un eski serilerinde ki heyecan ve adrenalin öğelerinden hiçbir taviz verilmeden seri tam gaz devam ediyor. Burnout Cennet şehrine hoş geldiniz…
Paradise City, Cennet gibi…
Yapımcıların büyük bir özveri ile hazırladıkları ve ilk defa Burnout serilerinde kullanılan kocaman bir şehir hemen dikkatimiz çekiyor. Oyunun açılış kısmında Paradise Şehrinin önemli noktalarının nerede bulunduğunu gösteriliyor. Toplamda 250 mil uzunluğunda olan yollar bizleri bekliyor.
Paradise şehrinin mimarisinde her bir ince ayrıntıya yer verilmiş. İstersek şehir içerisinde serbest gezinti yapabiliyoruz istersek de oyunun temelini oluşturan yarışlara katılabiliyoruz. Serbest sürüş modunda ise boş boş gezmiyoruz, gizli yolları ve tabelaları kırmanız gerekli. Kısa yolları bulup, büyük Burnout tabelalarını kırarak serbest gezim görevlerini yerine getiriyoruz.
Asıl ana temayı oluşturan yarışları şehir içerisinde gezinti yaparken belirli noktalardan seçebiliyorsunuz. Şehirde gezinti yaptıkça yarışmanız gereken noktalar harita üzerinde beliriyor ve L2+R2 tuş kombinasyonu ile yarışları başlatabiliyorsunuz. Şehrin her bir karesinde ve her bir yerinde birçok gizli yol ve yarışmalar bizleri bekliyor. Haritaya baktığınızda karşımıza tamamlamamız gereken sayısız noktaları görebilirsiniz.
Görevler ve istasyonlar hakkında değerler;248 Yarış
350 Online Serbest yarış
60 Paradise Hediyesi (PlayStation 3 için)
35 sürücü dükkanı (istasyonu)
Bu dükkanlar şu şekilde sıralanıyor
11 araba onarma
14 Boost istasyonu
5 renk değiştirme
5 Araç değiştirme
Görevler hakkında değerler;
120 Billboard kırma görevi
50 Süper atlama
400 Kısa yol
11 Araç park etme
Ehliyet lisans konusunda ise yarışları birinci bitirdikçe yeni bir seviyeye geçiyoruz. Yarış türleri ise eski serilerden tanıdığımız türler ile aynı, Crash Baker olarak adlandırılan trafiğin içerisine dalıp kendimizi patlattığımız mod maalesef bulunmuyor. Keşke yeni nesilde de bu mod olsaydı. Kesin çok eğlenceli olurdu.
Şehirdeki her bir ayrıntı çok ince düşünüldüğünden vasat bir şehir bizleri beklemiyor. Aksine bitirilmesi çok uzun bir oyun olduğunu gösteriyor. Şehrin bazı noktalarda ise Burnout serilerinde ilk defa karşılaştığımız istasyonlar bulunuyor. Bu istasyonlar ile çeşitli işlevleri gerçekleştirebiliyoruz.
İstasyonlar ve görevlerine kısaca göz atalım;
Gaz istasyonu; Arabamıza boost gazı almak için kullanılıyor
Araba onarım istasyonu; Adından da anlaşılacağı gibi bu istasyondan geçince aramızın bütün hasarları onarılıyor.
Renk değiştirme istasyonu; Bu istasyon ile aramızın rengini değiştirebiliyoruz.
Junk yard istasyonu; ile de aracımızı değiştirebiliyoruz.
İstasyonların görevlerini yerine getirebilmesi içlerinden geçmemiz yeterli oluyor. Araba seçme istasyonunda ise yarış sonlarında kazandığımı araçları seçiyoruz. Araba seçme menüsü de tam oyuna uygun bir şekilde tasarlanmış. Menüde seçtiğimiz araç, gürültü ile yukarında aşağı düşmesi oyunun eğlencesine daha da eğlence katıyor.
Grafikler 1080p olmalıydı, Neden 720p Yapımcılar grafiklerin başarısını anlatmak geçtiğimiz günlerde birçok açıklamada bulunmuşlardı. Oyunu Playstation 3 için saniyede 60 kare ekran görüntüleme hızında olacağını ve oyunun PS3 için daha iyi performans vereceğini belirtmişlerdi. Sadece 1080p olacağı konusundaki sözlerini tutamamışlar. Kutu üzerinde ki değerde 720p yazıyor. Tabi bu değerin ne kadar doğruluk payı olduğu da tartışılır. Son çıkan oyunlarda 1080p yazdığı halde 720p’ye dahi yaklaşamadıklarını öğrenince üzüldüm diyebilirim.
Daha gerçekçi araba parçalanması Oyunun araba parçalanma sahneleri daha sinematik ve daha gerçekçi yapılmış. Eski serilerinde ki parçalanma efekti ile yeni neslin parçalanma efektleri arasında dağlar kadar fark bulunuyor. Aracınızı çarptığınızda kamera açısının sabit kalıp birden aracınızın yanına gitmesi parçalanma sahnesini daha değişik boyutlarda algılanmasını sağlıyor.
Araçlar, yine lisanslı değil ama bu sefer gerçek hayatta gördüğümüz araçlara daha çok benzeyen tasarımlar kullanılmış. X5, Audi ve Mustang markalı araçların bire biri olmasa da çok benzeyen modelleri oyunumuz içerisinde bol miktarda bulunuyor.
Yani oyunun sempatizyanlığı ile alakalı bir durum gibi görünse de bu kadar iyi parçalanma sahnesinin olacağını hiç tahmin etmiyordum. Araçlardan fırlayan parçalar, kırılan camlar ve savrulan kocaman bir hurda yığını. Bunların hepsi çok eğlenceli ayrıntılar
Loading diye bir şeymi vardı?
Oyunun hızına o kadar çabuk adapte oluyoruz ki farkında olmadan loading yazısının olmadığını bile göremiyoruz. Bu kadar büyük bir şehirde loading ekranının olmaması oyunun hızına hız katıyor. Load ekranı sol üst köşede çok küçük kırmızı bir simge ile bazen karşımıza çıkabiliyor. Yükleme ekranının hiç olamaması da diğer güzel bir ayrıntı diyebiliriz.
Yeni neslin ilk EyeToy kullanan araba yarışı; Burnout Paradise diğer araba yarışlarına hiç benzemiyor. Her bir seride mutlaka bir yenilik çok şaşırıyoruz. Bu seferki yenilik ise oyunun online modunda eğer EyeToy kameranız varsa, Takedown olduğunuzda o andaki yüz ifadenizi çekip karşı tarafa gönderiyor. Yada siz rakibinizi Takedonw yaptığınızda rakibinizin yüzü EyeToy aracılığı ile size gösteriliyor. Bu yenilik gerçekten online modu daha eğlenceli hale getiriyor.
Oyunun müzikleri yine her zamanki gibi “sert ROCK”
Bu güne kadarki serilerinde çok iyi müzik seçimi yapan yapımcılar yine çok eğlenceli müzikleri oyun içerisine koymuşlar. Hatta oyunun ismi ile alakalı bir şarkı dahi bulunuyor. Ben en çok Burnout 3 Takedown’da “lazy generation” müziğini sevmiştim. İkinci favori şarkım ise “Paradise City” şarkısı oldu.
Oyunun genel yapısında bulunan araç seslerine diyecek kelimeler bulamıyorum. Patlama sırasındaki kırılan cam sesleri, parçalanan motordan çıkan sesleri en az 5+1 ses sistemi ile dinlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
Online oyunda yine bir devrim; Online oyunların sayısı gün geçtikçe artıyor. Burnout Paradise de ise bu güne kadar hiç kullanılmayan bir yöntem kullanılıyor. Diğer online oyunları takip eden arkadaşlarımız bilirler bir sunucuya bağlanıp oyuna dahil oluyorsunuz. Sunucuda yer sıkıntısı varsa biraz problemler ve yavaşlamalar olabiliyor. Bunout Paradisede ise kendi PS3’müz Lobby görevini üstlenerek sunucu gibi davranıyor. Arkadaş listenizde ekli olan bir kişiyi oyuna dahil ederek eğlenceli bir şekilde oyununuzu oynayabiliyorsunuz. 1024 kbps’lik bir bağlantı ile hiçbir log sorunu ile karşılaşmadığımı da ayriyeten belirteyim. Online moda giriş için joyistiğimiz üzerinde bulunan ok yön tuşlarını kullanabiliyorsunuz. Menünün kullanımı ise çok kolay.
Dual Shock 3’de destekliyor…
Oyunumuz Dual Shock 3’ü sonuna kadar destekliyor. Hatta oyuna DS3 ile yeni bir anlam katıyoruz. Kestirme bir yolda ilerlerken titreşim olmadan önce normal yolda gidiyormuşuz hissi hakimdi ama titreşim işin içine girince tren raylarında gittiğimizi titreşimler sayesinde daha iyi anlayabiliyoruz. Yani çok geniş kapsamlı titreşim özelliği oyun içerisinde bulunuyor.
Sonuç olarak; Criterion Game gerçek arabalar ile eğlenceyi çok iyi harmanlamış. Gecikmelere rağmen, beklediğimize deyen bir yapım karşımızda duruyor. Yeni nesilde ki araba yarışı anlayışımız yeninden değişecek…
Artıları; Heyacan, hız ve adrenalin,
Daha iyi araç parçalanma efektleri
Çok uzun oynanış süresi
Grafiklerde bir hata görünmemesi
Eğlenceli online mod
Eksiler; Yarış sırasında bazen yolunu kaybedip şehirde kaybolma
Sıralı oyun mantığının bırakılması (eski serilerdeki oyun menüsü)
Puanlama; Grafik; 95
Ses:90
Oynanabilirlik;90
Eğlence:95
Genel:90