Oyun severler bir araya gelirse ne olur? Ne olacak, oyun aleminin altını üstüne getirirler değil mi? Aksiyondan başlarız; God Of War ne zaman çıkacak be! next-gen de acaba nasıl olacak deriz... Yarış oyunlarından bahsetmeden olur mu? Gran Turismo5, tam olarak next-gen grafiklerine sahip, harika bir yarış oyunu olmuş diye mutabık kalırız. Tabi ''fps'' siz olmaz. Değinmeden geçemeyiz. Cod4' ün inanılmaz yükselişinden, o tarzı seven sevmeyen herkesin takdirini aldığından bahsederiz. Killzone2 için ise sabırsızlıktan çatlayacağımızı beyan eder, taş misali çatlarız. Futbolsuz da olmaz değil m? Bu sene Fifa nin Pes'i alt ettiğini, tabuların yıkıldığını ve satış rakamlarına bakarak Fifa' nın önde olduğunu kabul ederiz. Tabi son olarak, en baba tür olan korkuyla da bu muhabbeti noktalarız. Nedense bu konuları konuşurken genel olarak ''korku'' türünü sona bırakırız. Çünkü bu tür en farklı, en baba, en zor türdür. Bu oyunların sohbetleri, muhabbetleri hep uzun olur. Çok tartışılır, saflar seçilir. Nedeni ise çok basit; ''güldürmek kolaydır korkutmak zordur''. En çok hangi oyunlarda korkmuştunuz? Resident serileri mi? Silent Hill serileri mi? Yoksa Fatal Frame serileri mi? Biliyorum saymadığımız çok korku oyunu var ama; bir anket olsa ilk üç sırayı bu oyunlar alır diye düşünüyorum. Bu ilk üç sıra, yani korkunun tekelleri artık değişebilir benden söylemesi. Çünkü Condemmed2' nin demosunu oynayanlar bilir, gerek grafik, gerek kulaklarımızı tırmalayan ses, gerekse atmosfer olarak gerçekten iddialı olmuş. En azından demosu böyle düşünmemizi sağlıyor.

Karşımızda Monolith yapımı, korku oyunlarında pek alışmadığımız ancak Darkness ile beraber oldukça sağlam temellere oturan, günümüzün sosyal hayatıyla, yani metropolle, doğaüstü olayları, yaratıkları içiçe kaynaştıran ''fps'' tarzı bir oyun var. Bu arada Monolith' e bir reklam daha verelim bu şirket; beklediğimiz bir başka korku oyunu olan Project Origin' in de yapımcısı oluyor. Yayıncıyı tahmin edin! Yıllardır iflas etti edecek dediğimiz, Dreamcast hüsranıyla beraber çöküşe geçen, zamanla bu batağa daha da saplanan ama artık yeter diyen eski efsane, ''Sega''. Sega; nex-gen konsollarla beraber dirilme çabasında ve bu çabayla beraber bu iddialı korku oyununun da dağıtımını üstlenmiş olarak karşımıza çıkıyor. Tabi ki Warner Bros'u unutmayalım.Bu büyük marka sizce sıradan bir oyunda yer almak ister mi?
Kahramanımızın adı Ethan Thomas. Amerikan filmlerinde kült haline gelmiş, bezgin, hayata küsmüş, ne yapacağını bilmeyen, serseri mayın misali savrulan bir dedektif, psikolojik sorunlarını da unutmayalım.Oyuna başlamadan önce bu kahramınımızın ne kadar ''sorunlu'' bir profil teşkil ettiğini anlatan bir video izliyoruz. Videoda, ucuz, adi bir bardayız, barda kimse yok. Elimizde sakinleştiriciler var, bir bardakla eziyor toz ediyor ve aynı bardağın içine atıyoruz. Artık bardaktaki su mu? Yoksa içki mi? Bilemiyoruz. Derken kendimizi yalnız sandığımız barda, arkamızdan geçen biri omuz atıyor ve resmen saldırmamıza tahrik ediyor. Tabi esas oğlan olarak bu yarı vampir tipli, kapşonlu serseriye Allah ne verdiyse dalıyoruz. Her tarafımız kanla boyanıyor. Barmen de bu durumdan sonra eline bir levye alıyor ve bizi kapı dışarı ediyor. İşte burada oyuna başlıyoruz.

İnanılmaz ürpertici bir müzik ve dört yanı ziftle kaplı arka sokaklarda ''Vanhort'' u arıyoruz. Evet görevimiz bu ''Vanhort'' u bulmak!. Bu karanlık sokaklarda Vanhort' u ararken elimize levye, kablo veya tahta bir sopa alıyoruz. Önümüze insan azmanı birileri çıkıyor ve ilk antrenmanı bu kobaylar üzerinde yapıyoruz. R1 ile sağ, L1 ile sol yumruk atıyoruz veya elimizdeki sopayı sallıyoruz. R3 ile tekme atıyoruz. L1 ve R1'e aynı anda tuşlarsak blok yapıyoruz. Tabi ilk karşılaşmalar olduğu için uzun sürmüyor ve karşımızdakileri altediyoruz. Bu arada X tuşunu da unutmayalım bu tuş ile kapı açıyor, yerden silahları alıyor ve televizyona bakıyoruz. Evet yanlış duymadınız oyunun en ''özgün'' özelliği bu. Biraz daha açalım; çeşitli yerlere serpiştirilmiş eski tvler var ve biz bu tvlerin üstündeki antenleri tutup çevirerek şehirde neler oluyor, ne entrikalar dönüyor küçük küçük ipuçları alıyoruz. Tabi öldürülmek için arandığımız açık açık söyleniyor.
Bu basit idmandan sonra biraz daha ürpertici düşmanlarla karşılaşıyoruz. Daha çok asfalttan türemiş insana benzeyen bu yaratıklar çıkardıkları sesle çok can sıkıyor. Karşınıza aniden çıkıp, sizi yerinizden oynatabilir. Ancak yine de çok güçlü olmadıklarını söylemekte fayda var. Çünkü tek vuruş ile bu engelleri aşıyorsunuz. Düşmanlara değinmişken combolara da bir açıklama getirsek fena olmaz. Boks ringinde olduğunuzu düşünün önce sağ sonra sol bir yumruk attığınızda rekibiniz sendeler değil mi? İşte oyunda da aynen bu var. Yani önce sağ, sonra sol vurabilirseniz anında slowmotion oluyor ve bir kaç yumruktan sonra aynen boksör gibi aparkatı indiriyorsunuz. Bunları yaparken oyunun sizden istediği vuruş tuşlarına zamanında basmanız gerekiyor. İnanın bir kaç denemeden sonra inanılmaz zevk alacaksınız. Kendinizi Muhammed Ali gibi hissedeceğinize eminim.

Bir kaç merdiven çıkıp, birden bire ortaya çıkan asfaltadam' lardan kurtulduktan sonra, Vanhort' u bir hastanede görüyoruz. Daha çok labaratuvarı andıran bu binada tam adamımızı bulduk, heyecan doruğa çıkacak derken demo bize oyunun bittiğini, tam sürüm blurayi almamızı hatırlatıyor. Yani ne yazık ki demo over...
Yazının giriş kısmında da belirtmiştim. Bu tür oyunlar çok ağır eleştiri alabilir. Çünkü kokru oyunları gerçekten zor bir türdür. İnsanları ürkütmek, tedirgin etmek hakikaten çok emek isteyen bir birikim gerektirir. Ancak bu oyun efsane oyunların arasına girecek gibi görünüyor. Demoda bile olsa bu kadar tedirgin oluyorsak, tam sürümden sonra efsane oyunlar artık aralarına yeni bir oyun daha almak zorunda kalacaklardır, emin olun... Ayrıca oyundaki ''özgünlük'' next-gen oyunlarda görmek istediğimiz farklılıkları oyunseverlere sunmuş gözüküyor. Hele hele combolardaki aparkart sahnesi çok farklı bir düşünce olmuş. Tvlerdeki anten sahnesini de aklınızın bir köşesine yazın. O sahnelerdeki sesler oldukça ürkütücü olmuş.
Korku oyunlarını sevenler mutlaka alıp oynamalı, iyi oyunlar...