İlk Tanışma!
İlkokulu bitirmek üzereydim. 11 yaşlarındaydım. İlkokulda sadece ders kitapları ve çalışma testlerine baktığım için ilk olarak abimde gördüğüm çizgi romanları çok garipsemiştim. Abim harıl harıl bunları okur, biri bitmeden diğerini alırdı. Tabi ben de durur muyum? Hemen abimin artıklarını okumaya başlardım. Bu kitaplarda kahramanlık öyküleri anlatıldığı için, çocukları nasıl etkileyeceklerini bildikleri için ve tabiki bizi bambaşka dünyalara sürükledikleri için, ben de fanatik bir çizgi romancı oldum çıktım.
Olgunlaşma Dönemi!
O zamanlar abim; benim yaşımdakiler bilir(yaş 27) Texas, Zagor ve Tommiks gibi kahramanları, ama ne de olsa sadece bir ''insan'' dediğim serileri okuyordu. Ben de çok özenmiştim ancak; ne zaman ki ''Spiderman'' ve ''X Men''gibi serileri getirmeye başladı işte o zaman ben çizgiroman fanatikliğimin doruklarına ulaştım. Bu insanüstü kahramanlar ve inanılmaz güçleri beni Zagor ve Texas gibi daha insansı, daha sıradan serilerden uzak tutmaya, soğutmaya yetti. Çünkü o yaşlarda işimiz sadece hayal kurmak ve oyun oynamaktı, başka ne yapabilirdik ki? Teksas gibi kahramanlarda olmayan tüm insanüstü güçler bu seçilmişler topluluğunda biraraya geliyordu. Hangileri mi? Spiderman, Captain America, X Men ve tabi ki Iron Man...
Saymadıklarım arasında Süperman ve Batman unutulacak kahramanlar değil tabi ki, ancak; konu Iron Man ve dolayısıyla tüm haklarını elinde tutan Marvel olunca, Dc Comics'in imalatlarını incelemeye gerek duymadım. Düşünün say say bitmiyor, o kadar çok kahraman ve mutant yaratıldı ki, satış rakamları patladıkça yenileri çizildi. Dizileri yapıldı, sinemaya uyarlamaları sinemanın altını üstüne getirdi. Yani bu soyut çizgilerin sahiplerine servet üstüne servet kazandırdı.
Gelelim bizi ilgilendiren kısmına, bu sayısız çizgiromanların tabi ki gelişen, cirosu milyon dolarlara ulaşan oyun endüstrisinde oyun uyarlamaları da yapılacaktı değil mi? Çok eskilere gitmeden yakın zamandan örnek verelim, Spiderman, Ghost Rider, Fantastic Four gibi çizgi kahramanlarının bir çok versiyonu oyunlara uyarlandı. Ama çizgiroman satışlarındaki başarıyı sağladı mı? O aşikar...
Bu kocaman evrenin next-gen konsollara beklenen son uyarlaması Iron Man. Şimdilik demosu ile yetiniyoruz, oyun henüz çıkmadı. PSN' e gelen her demo gibi bu oyunun demosu da, tarafımdan ps3 e vakit kaybetmeden indirildi.
Kahramanımızın adı Tony Stark. Demoda Tony Stark'ın Iron Man olana dek geçirdiği evreleri anlatmıyor. Oyunun tam sürümünde ya bu evreler anlatılacak ya da direk Iron Man olarak görevlerimizi yerine getireceğiz. Yine konuyu dağıtmadan demoya dönelim. Secret Level yapımı oyunumuzun menüsünde bize verilen görev belirtiliyor. Daha çok ''yok etme'' anlamını taşıyan göreve ok verip(zaten başka seçeneğimizde yok) hemen savaş alanına geçiyoruz. Senaryoyu anlatan, sinematik dediğimiz herhangi bir video bile izleyemeden çöllerin üzerine kurulu bazı tehlikeli tesisleri yok etme aşamasına geçiyoruz.
Tek duyduğumuz telsizle bize iletilen ''radardaki bölgeleri imha et'' komutu. Zaten bu komuttan hemen sonra Iron Man' in en büyük özelliği olan ayaklarının altında ki roketler sayesinde uçarak temizliğe başlıyoruz.

L1 tuşu süratli uçuşumuzu sağlıyor, eğer L2 yi kullanırsak yukarıya doğru yavaş yavaş havalanıyoruz. Bu şekilde hedef almamız çok daha kolay oluyor. L1 tuşunu uzak mesafeleri kat etmekte kullanmak çok daha mantıklı. Gelelim ateşli gücümüze R2 ile hedeflere bombalar atıyoruz. Bir kaç atıştan sonra, tank, uçaksavar, roketatar, yani yok etmek zorunda olduğumuz tesiste ne varsa tarumar oluyor. R1 tuşu ise en ateşli gücümüz. Hedefe nişan aldıktan sonra R1' e basıp bırakınca göğsümüzden çok güçlü bir enerji topu çıkıyor ve hedefi tek atışla imha ediyor. Nişan almaya değinmişken şunu da hatırlatayım, hedef göstergemiz otomatik çalışıyor, yani hedeflere yaklaşınca algılama otomatik oluyor ve ayar yapmaya gerek kalmıyor. Sadece ateş etmemiz yeterli. Eğer uçmayıp yene inerek savaşmak istersek silahları aynı şekilde kullanabiliyoruz. Artı bir özellik olarak daire tuşu ile askerlere yumruk atabiliyoruz. Ayrıca aklımızdan çıkmadan hatırlatalım üçgen tuşuna bastığımızda önce yukarı, sonra süzülerek aşağıya inen ve inerken parçalara ayrılıp patlayan bombalar gönderebiliyoruz.
Çok uzun sürmeyen demomuz 5 veya 6 üssü yok ettikten sonra son buluyor. Üslerde tank, roket atar, uçaksavar bir kaç helikopter ve düzinelerce asker bizi bekliyor. Bu beklemeleri kırmıyor ve onları hiç zorlanmadan imha ediyoruz.
Demolarda önceden yorum yapmak çok sakıncalıdır. Çünkü tam sürüm sizi hayal kırıklığına da uğratabilir, göklere de çıkarabilir. Ancak şunu söyleyebilirim daha önceki çizgiroman uyarlamalarına göre çok daha başarılı bir çalışma olmuş. En azından grafik olarak bunu söyleyebilirim. Kullanılan müzik de çok hareketli bir senfoni müziği olmuş. İnsanı hareketlendirmeye yetiyor.
Sega inanılmaz atağına bu oyunu da ekliyor ve dağıtımını yapıyor. Yeni nesil konsollarla büyük bir çıkış yakalayan firma, eski yerini alacağa benziyor.
PSN’ e gelen tüm demoları, indirmemizde ve denememizde fayda var. Ne de olsa PSN’ en çok bu işe yarıyor değil mi? Bu oyunu da mutlaka indirin, beğenisi size kalmış... İyi oyunlar...