"Bazen bakmak görmek değildir;
Şimdi yola çıksam ve yoldan geçen herhangi bir insanın kolundan tutup ona “dünyanın en zeki ve ilginç ırkı hangisidir?” diye soracak olsam ve eğer beni dövmezde sorumu cevaplarsa eminim ki %99 “Japonlar” diyecektir. Hatta sizin bile soruyu okur okumaz eğer aklınıza beni dövmek gelmediyse bir Japon gelmiştir. (nedense benim aklıma hep kız olanlar geliyor) Hayatımızda o kadar yer etmiş ki onların bu zekaları ve ilginç üretimleri uzaktan “Japon işi” dediğimiz şeyler bile var.
Ama Japon’u öldürün hakkını yemeyin.(nedir bu bendeki şiddet?) Adamlar yapıyorlar. O minnacık kafalarının içinde o kadar çok çark dönüyor ki şaşırmamak elde değil. Zamanında bir bilim adamı onların başka bir gezegenden gelen bir koloni olabileceğini iddia etmişti. Saçma gibi duruyor ilk anda. Ama sonra düşününce…
Evet yine oldukça ilginç bir Japon yapımı ile karşı karşıyayız. Sony japan stüdyolarının geliştirdiği bir puzzle oyunu olan echochorome. İlk kez e3 2007’de duyurulan bu Japon oyunu yine her Japon ilginçliği gibi bize çok farklı deneyimler sunuyor.
Peki nedir bu oyunun diğer puzzle’lardan farkı? Öncelikle oyunun çıkış noktasından bahsedelim. M.S. Escher ismini duyanınız varmı acaba? Yok mu? Aa ne ayıp! Bu kadarda olmaz ki! Koskoca Escher’i nasıl tanımazsınız? Ayıp ayıp! Dünya biliyor siz bilmiyorsunuz yahu. Neyse ben anlatayım size(bende dün öğrendim) M.S Esher dünyaca ünlü bir perspektif uzmanı. Öyle resimler yapıyor ki resme 2 farklı yönden baktığınızda 2 farklı şey görüyorsunuz. Bu konuda dünyada 1 numara ve ustası kabul ediliyor. Bu adamın bizimle ne alakası var derseniz oyunumuz bu ustanın resimlerinden etkilenen bir grup tarafından düşünülmüş ve geliştirilmiş. Yani kısacası söylemek gerekirse bu oyun bir “perspektif puzzle” oyunu. Hönk diyenlerinizi duyar gibiyim. Sakin olun anlatacağım.
Oyun mantığımız o kadar basit ki 6 yaşında bir çocuk bile mantığı kavrayabilir. Amacımız ekranda sürekli yürüyen ve kısmen bizim kontrolümüzde olan bir model insanı, bölümdeki gölgeleri ile buluşturmak. Model insan (biz ona kısaca naci diyelim) üzerindeki tek etkimiz durup düşünmesini sağlamak. Bunun harici naci’yi sağa sola veya herhangi bir yöne kesinlikle çeviremiyoruz. Kontrol edebildiğimiz tek şey naci’yi gösteren kamera. Tabi bölümlerde onlarca engel var. Yarım yollar, çukurlar, zıplama noktaları, duvarlar vs. vs. peki bu engelleri nasıl aşacağız. Çok basit. Göz yanıltacağız.
Mesela ; diyelimki naci’nin yürüş yolu yarım kalıyor. Arada bir boşluk var ve yol sonra devam ediyor. Karşıdada ulaşması gereken hedef. Tam ortadada bir direk var. yapmanız gereken tek şey kamerayı çevirerek uygun persfektifi oluşturmak ve direk ile o boşluğu göz görmeyecek bir biçimde kapatmak. Böylece naci yoluna devam edebiliyor.
Yada diyelim ki yolda bir çukur var ve naci aşağıya düşüyor. Yine tek yapacağınız uygun persfektifle çukurun altını düşmesini istediğiniz yere ayarlıyorsunuz. Ve naci oraya düşüyor.
Yada diyelim ki zıplama parkuru var yolda. Naci gayet atletik bir biçimde zıplayıp gayet salak bir biçimde boşuktan aşağıya düşmekte. Yine uygun pespektifi ayarlamalı ve naciyi istediğiniz noktaya düşürebilmelisiniz.
Gördüğünüz gibi oyun tamamen perspektif mantığını ulanarak düşünmeniz ve uygun göz açılarını sağlamanız üzerine kurulu. Okuyunca pek eğlenceli gelmesede inanın yukarıda yazdıklarımı düşünmek,planlamak,uygulamak ve izlemek inanılmaz eğlenceli. O kadar farklı bir oyun yapmışlar ki insan kendini kaptırıveriyor.
Grafik olarak OLE Coordinate System adı verilen bir teknoloji kullanılmış. Yani 2 boyutlu ortama 3. bir boyut çaktırmadan eklenmiş. Bembeyaz bir ortam üzerine gayet basit ve temiz çizgilerle çizilmiş grafiklerimiz. Zaten oyun yapısı gereği abartı grafiğe ihtiyaç yok. Bu yüzden eksantrik bir ortam yaratılmış ve gayet hoş olmuş. Çok fazla ses olmamasına rağmen olanlarda gayet uyumlu ve güzel.
Henüz demo bir oyun olmasına rağmen echochorome insanı eğlendiren ve şaşırtan bir oyun. Oyunda 5 eğitim 5 normal toplam 10 bölüm üzerinde oynarken kendinizi öyle bir kaptırıyorsunuz ki devam bölümlerini oynamak için bir an önce çıksın stiyorsunuz. Oldukça umut vaad edici.
Diktik gözlerimizi ufka ve geçtik beklemeye… "