Size bakınca görüyorum. Gözlerinizdeki parıltıdan anlıyorum. Dudaklarınızdaki çarpık gülümsemeyi hissediyorum. Kulaklarınızın seğirdiğini duyar gibiyim hatta. Hadi ama! Daha fazla saklayamazsınız. İtiraf edin. Seviyorsunuz değil mi? O duyguyu seviyorsunuz. Sokaklarda özgürce ve kanunsuzca gezmek, yoldan geçen insanlara sataşabilmek, herhangi bir arabayı alıp dilediğince sürmek ve hatta onu sağa sola çarpmak. Hepsinin toplandığı tek bir his. Kötü olmak. Kötü olmayı seviyorsunuz değil mi? Hadi o zaman. Ps3’ümüzde kötü olma zamanı geldi…
Nedendir bilinmez sanal yaşamda biz insan olacak mahlukatlarla iyi olanı oynamak yerine kötü olanı yapmak hep cazip gelmiştir. Dövüş oyunlarında genelde büyük,karizma ve kötü adamlar seçilir. Eğer bir oyunda taraf seçme şansımız var ise mutlaka önce kötü olup ortalığı dağıtmayı severiz. Black & White oyununda bile tanıdığım herkes black tarafı oynar. (yada benim acil arkadaş çevremi değiştirmem gerek) İşte bu zaafımızı iyi değerlendirenler piyasada kendisine yer etmeyi başarıyor. Bunların ilk sırasında ise tabiî ki en zeki ve en iyi olanı duruyor. Grand theft auto…
Şu ana kadar bu oyunun herhangi bir serisini oynamayan var mı aranızda? Çok düşük bir ihtimal. Oyun dünyası ile ilgilenip Gta serilerinin bilmemek, doktor olup grip hastalığını bilmemek gibi bir şey (benzetmeye bak) Daha ps3’ün ilk çıktığı gün beklenmeye başlandı oyunumuz (oha!) Sürekli hakkında yazıldı, çizildi, bir şeyler söylendi. Ve en sonunda geldi.
Oyundan bahsetmeye başlamadan önce ortalıkta dolanan “gta hatalı” söylentilerine bir değinelim. Evet bir sorun olduğu gerçek. Oyun ps3 platformunda olsun, x-box platformunda olsun bazı makinelerde henüz giriş videosunda takılıyor ve ilerlemiyor. Ama bu takılma neye göre, nedeni ne ve hangi makinelerde oluyor tam bir muamma. Çünkü 10 makinesi olan insanların bile aynı oyun cd’si 9 makinede çalışırken birinde çalışmayabiliyor. Son çıkan söylentiler tüplü tv’lerde sorun çıktığı yönünde ama bunu bile çürüten iddialar var. O yüzden hiç kimsenin dediğine inanmayın ve şansınıza güvenin. İnanın oyun buna değecek.
Ben şanslı kesimden oluyorum neyse ki ve oyun bende sorunsuz çalışmakta. (zaten çalışmasa burada işim ne) ilk açıldığında hard disk’e oyunun kaydı yapılıyor ve bir süre bekliyoruz. Kayıt işlemi bittikten sonrada tıpkı san andreas’ta olduğu gibi direk oyuna başlıyoruz.
Nikko Bellic yaşadığı zor zamanlar ve olaylardan sonra geçmişine bir sünger çekmek istemektedir. Yaşadığı her şeyden sıkılan ve kaçmaktan bunalan nikko için son bir çıkış yolu olarak kendisine sürekli mektup yazarak iyi bir durumda yaşadığını anlatan liberty city’deki kuzeni ramon’un yanını seçer. Bir grup mülteci ile birlikte bir gemiye atlar ve rüyalar şehrine adım atar. Ama hiçbir şey nikko’nun beklediği gibi gitmeyecektir.
Konumuz biraz klişe gibi gözükse de hem işlenişi açısından hem de 2 ucu açık bir konu olduğundan oyun içinde sizi öyle bir sarıyor ki film izler gibi bir havaya giriyorsunuz. San andreas’dada buna çok benzeyen bir konuda oynamıştık hatırlayacaksınız. Yine aynı şekilde konu dallanıp budaklanacak ve bir sürü olay yaşayacağız. Nikko'nun içinde bulunduğu diyaloglar inanılmaz güzel ve insanı çok güldürüyor. Hikayeyi merak etmeden oynamak mümkün değil oyunu.
Oyuna esas başladığımız yer kuzenimiz ramon’un evi. Grafik konusu biraz çetrefelli bir konu gta 4’te. Kesinlikle ps3’e yakışacak grafiklerle karşılaşmıyoruz. Çok fazla AA problemi olması bir kenara, sürekli iç içe geçmeler, basit grafik hataları gibi şeyler can sıkıyor. Açık bir alana çıktığınızda ufukta hiç iç açıcı bir görüntü yok gibi. Aslında bu bile göreceli çünkü bazen yüksek bir yere çıktığınızda manzara çok güzel görünebiliyor.
Diğer yandan karakter modellemeleri olsun, araç modellemeleri, animasyonlar, patlama efektleri vs. vs o kadar mükemmel yapılmış ki bir an karar veremiyorsunuz. Yani kısaca gta grafikleri için orta karar diyebiliriz.
Ama bu grafiklerin bir sebebi var. Hiç kimse bu kadar geniş ve efektif bir dünyada mükemmel bir grafik beklemesin arkadaşlar. Çünkü çok zor. Her şey etrafta hareket ederken ve her bireyin ayrı ayrı tepkisi varken, kısacası yaşayan bir şehrin içindeyken bu grafiklere mükemmel bile diyebiliriz. Yapabileceklerinin en iyisini yapmışlar diye düşünüyorum ben. Sesler konusunda mükemmel bir iş çıkartmışlar. Özellikle seslendirmeler mükemmel olmuş. Şehir içindeyken duyamayacağınız ses yok. Her arabanın motor sesi için ayrı ayrı uğraşılmış. Müzikler için artık klasik hale gelen radyo istasyonlarımız var. tam sayıyı bilmesemde (evet ben editör oluyorum) yaklaşık 15 kadar radyo ve 200’e yakın şarkı var ve gerçekten çok güzel şarkılar. Kısacası grafik ve ses gta 4’te oldukça tatmin edici durumdalar.
-Nikko senden bu sopayı almanı ve o herife bir ders vermeni istiyorum.
-Ders vermek için bir sopaya ihtiyacım yok!
Gelelim oynanabilirliğe. Her hareketi istediğimz kolaylıkla yapabiliyoruz. Önceki serilere göre en büyük değişiklik gaz-fren sistemi olarak R2-L2 tuşlarının kullanılması. Artık arabaların farlarını yakabiliyoruz. Nikko yaya iken daha estetik. Kapıları gövdesi ile değil elleri ile açıyor (çok artist bir hareketle de olsa) çatışmalar sırasında siper alabiliyor. Dövüş sırasında kontra hareketler yapabiliyor. Her şeye hakim olmak çok fazla geliştirilmiş ve çok daha eğlenceli hale getirilmiş. Oynanabilirlik konusunda en ufak bir sıkıntı yaşamıyorsunuz.
Ve Gta dünyasına hoş geldiniz. Alıştığımız gta özgürlü yeniden bizimle. Ne yapmak istiyorsunuz. Sokaktan bir araba alıp delicesine gezmek mi? Yoldan geçen birine saldırmak mı? Sosisçiden bir hot-dog alıp karnınızı doyurmak mı? Yoksa üstünüze başınıza yeni kıyafetler almak mı? Durmayın. Bütün şehir sizin. İster bir tiyatroya gidip o akşamki şovu izleyin, isterseniz internet kafeye gidip sörf yapın. Veya sevgilinizi alarak lunappark’a gidebilirsiniz. Veya bir arkadaşınızı alıp bowling oynayın. Bilardoda olabilir. Para lazımsa gidip bir yer soyabilirsiniz. Yada gönlünüzü eğlendirmek için bir stripiz klübüne gidebilirsiniz. İstediğiniz her şeyi yapın. Sokaklar sizin. Yalnız bunları yaparken polisi unutmayın.
Şehir demişken. Liberty city belki san andreas’dan büyük değil. Ama inanılmaz bir şehir. Model olarak bariz bir şekilde new york alınmış. En ufak bir yükleme zamanı yok şehir içinde. İstediğiniz gibi girip çıkın her yere. Ben şu ana dek bu kadar yaşayan bir oyun şehri görmedim. Assasin’s creed’dede vardı canlı bir şehir ama gta inanılmaz. Mesela dün oyunda sokakta dolaşırken bir kadın gördüm. Büyük bir camda kendisine bakıyordu. Sonra yanından hızla koşan biri geçti ve kadına çarpıp düşürdü. Koşan adamın peşindende bir polis geçti. Bu sırada adamın biri motorundan indi ve düşen kadın iyimi diye bakmaya geldi. Düşünebiliyor musunuz? İnanılmaz bir şey gerçekleştirmişler. Mesela aniden yağmur başlayınca insanlar ellerinde ne varsa kafalarına siper edip koşuşturmacaya başlıyorlar. Diyelim bir polis arabası aldınız. İçindeki Bilgisayardan birini aratarak yerini belirleyebilir ve gidip o adamı gerçekten orda bulabilirsiniz. liberty city insanları günlerini yaşıyorlar. Her biri işe giden, gelen, günlük alışverişlerini yapan, karısını alıp gezintiye çıkan bir birey.
Oyunun en önemli noktalarından biri internet aslında. İnternette dolaşarak saatler, hatta günler geçirebilirsiniz. Ve internet bulunduğunuz dünya ile birebir bağlantılı. Örneğin internetten bir tanışma sitesine girdiniz.(love-meet.com adresi) ve ordan bir buluşma ayarladınız. Gerçekten o buluşmayı gerçekleştirebiliyorsunuz. Ayrıca yaptığınız görevlerde çoğu zaman interneti kullanmanız gerekmekte.
Gördüğünüz gibi yine çok özgür bir dünya karşımızda. Rockstar gerçekten bu işi iyi biliyor. Şehirde dolaşmaktan görev yapmaya fırsat bulamıyorsunuz. Şunada bakıyım şunada gideyim derken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile.
Oyunda birde cep telefonunuz var ve gerçekten bir cep telefonu gibi kullanıyorsunuz. Mesajlarınızı okuyabiliyor gelen telefonlara cevap verebiliyorsunuz. İsterseniz cevap vermeyip meşgule atabiliyorsunuz. Telefon rehberine girip istediğiniz bir kaydı arayabiliyorsunuz. Gerçekten mükemmel düşünülmüş bir özellik. Cep telefonunuz görevlerde size gps ile birlikte en çok yardımcı olacak şey. Tabii başlarda eski model bir telefon ile başlıyorsunuz. İleride ise sizinle birlikte telefonunuzda gelişiyor, güzelleşiyor.
Görevler yine küçük boyuttan başlayıp büyüğe doğru yol alıyor. İlk başlarda kuzeniniz roman’ın (çok matrak adam) karmaşık hayatını düzene sokmak için yaptığınız bir iki küçük iş varken, daha sonra ipin ucu kaçıyor ve işler büyük soygunlara, devasa suikastlara dönüşüyor. Nikko farkında olmadan şehrin en saygı duyulan adamı olurken namını yaptığı inanılmaz işlerle şehre salıyor.
Tabi ki nikko bu işleri yaparken yalnız olmuyor. Oyunun ilerleyen bölümlerinde tek başına çalışmaktan çok çetenizi yönetmeniz gerekecek. Oyun sırasında diğer insanlarla gireceğiniz ilişkiler çok önemli. Örneğin kuzeninizin sizi tanıştırdığı biri ile birkaç kez takıldıktan sonra adamın silah kaçakçısı olduğunu öğreniyorsunuz. Ve ilerleyen günlerde çetenize yetecek kadar silahı size sağlayarak iyi bir dost olduğunu gösteriyor.tabii bu dostlar arasında kız arkadaş edinmeyide ihmal etmiyorsunuz ve hatta bazen sevgiliniz beklenmedik bir şey çıkabiliyor. (kadınlardan korkulur)
Silahlar demişken oyunun başlarında silahınız olmuyor tabi ki doğal olarak . Ama ilerleyen zamanlarda silahsız gezmek sizin en büyük kabusunuz olacak.(nasıl bir cümle bu) Standart 9mm pistolden başlayan listede, baretta pompalılar, ak 47’ler, mp4’ler, uzi’ler, el bombaları, Molotof kokteyl’leri, rpg’ler, 50mm sniper tüfekleri vs. vs. mevcut. Tabi etraftan bulabileceğiniz sopa,bıçak gibi şeylerde mevcut.
Çok çeşitli bir araç listemiz var ama her zaman olduğu gibi lisans sorunu ile karşı karşıyayız. Standart panel-van tipi aile arabalarından tutunda, Ferrari benzeri spor arabalar, bmw benzeri lüks arabalar oyunda mevcut. Ayrıca otobüs,kamyon (tren biip diyesim geldi birden. Ne diyorum ben ya) gibi devasa araçları alıp kullanabilirsiniz her zaman olduğu gibi. Araç kullanmak oldukça zorlaştırılmış. Özellikle yağmurlu havalarda çok dikkatli kullanmanız gerek. Bir anda yoldan çıkıp büyük bir kaza yapmanız çok kolay. Eğer çok hızlı olarak önden bir yere çarparsanız nikko arabanın ön camından fırlayarak yola düşüyor.
Yaptığınız herşeyin oyundaki oynanışa büyük etkisi var. Örneğin çok fazla içerseniz sarhoş oluyorsunuz ve dünyanız allak bullak oluyor. Her yer sallanmaya başlıyor, araba kullanamaz hale geliyorsunuz. Eğer kullanmakta ısrar ederseniz polis sizi farkediyor ve peşinize düşüyor. Bu durumda oyundaki bir diğer yenilik olan taksilerden yararlanmak en mantıklısı. Evet artık taksilere müşteri olarak binebiliyorsunuz. Ykınlarınızda bir taksi gördüğünüzde L1 tuşu ile onu çağırın ve durdurun. Durduktan sonra eğer üçgen tuşuna basılı tutarsanız taksiye müşteri olarak binebilirsiniz. Bindikten gitmek istediğiniz yeri seçin ve eğer isterseniz şehri izleye izleye gidebilir, veya bir tuşla yolculuğu es geçip direk varmak istediğiniz yere ulaşabilirsiniz. Kuzeniniz roman sayesinde sizde taksicilik yapabiliyorsunuz.
Aslında anlatılacak o kadar çok şey var ki nerden girip nereden bitireyim bilmiyorum. O kadar geniş bir dünyaya sahip ki Gta 4 her seferinde farklı bir olayla karşılaşmamanız içten bile değil. Sanırım bütün oyunu keşfetmek birkaç ay alacaktır.
Gta serilerinde bir ilk’e geçelim şimdi. Online oyun. Cep telefonunuzun menüsünden girebildiğiniz serverlar gerçekten çok kaliteli. Cod 4 online sistemine çok benzeyen bir sistem kurulmuş. Arkadaş listeniz, psn’deki arkadaş listeniz ile birebir. Bir lobby kurup oraya arkadaşlarınızı davet edebilir, veya davet edildiniz bir oyuna girebilirsiniz. Değişik modlar var oyunda. Burada hepsini tek tek açıklamıyacağım ama kabaca bakarsak en dikkat çekeni free mod. Bu moda her şey serbest. Herkes biribirini öldürebiliyor ve istediğini yapabiliyor. Ve bu oldukça eğlenceli. Klasik deathmatch ve team deathmatch modları bulunmakta. Mafia Works isimli bir moda kullanıcılar cep telefonlarına gelen görevleri en kısa zamanda yapmaya uğraşıyorlar. Car jack isimli moda ise özel yerlerdeki arabaları çalmak amaç. Cops and crooks isimli moda ise bir grup suçlu bir grup polis oluyor. Polis olanlar suçlu olanları çıkış noktasına ulaşmadan yakalamaya çalışıyorlar. Yarış yapabileceğiniz gta race modlarıda var.
Gta’nın online modu cod 4’ten sonra gelen en iyi online mod. Gerçekten serverları müthiş hızlı ve oyunları inanılmaz zevkli. Kesinlikle en ufak lag sorunu ile karşılaşmıyorsunuz. Özellikle 7’ye 7 çete savaşı gibi birbirinize girdiğiniz modlarda eğlenceden kopabilirsiniz. Son zamanlarda çok güzel olmasına rağmen online olarak bizi hayal kırıklığına uğratan oyunlardan sonra gta ilaç gibi geldi diyebiliriz.
Daha anlatılacak o kadar çok şey var ki. Gerçekten birazcıkta oyunu alıp yaşayarak öğrenmek gerekiyor. açıkçası ben şu yazıdan anladığım gta’nın yazılacak bir oyun olmadığı. Farkındaysanız grafik hariç hiç kötü bir yandan bahsedemedik. Elbete ki oyunun kötü yanları var ama bunlar ya çok ufak olduğu için, yada oyunun zevki içerisinde görülmediği için inanın fark edilmiyor bile. Oyuna başlıyorsunuz ve dünyanızı unutuyorsunuz. Siz artık nikko’sunuz.
Son olarak söylemek istediğim şey şu. Eğer ps3’ünüz varsa ve paranızın hakkını veren bir oyun istiyorsanız gözünüz kapalı gta 4’ü almalısınız. Gerçekten inanılmazbir oyun olmuş ve şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki şu anda ps3’ün en iyi oyunu…
Grafik : 97
Ses : 99
Oynanabilirlik : 99
Oyun süresi : 100
Eğlence : 100
Genel : 99