İsviçre yolları taştan…;
UEFA EURO 2008
Soru : Bir futbol oyunu inceleme yazısına nasıl başlanılır? Cevap : Top sektirerek!?!
Evet saçma oldu. Ama ısınma açısından mantıklı olduğunu itiraf edin. Sonuçta ben yetenekleri kısıtlı bir yazarım ve yazıya giriş yapma konusunda sıkıntılar yaşamam doğal. Dolayısıyla saçmalıyorum. Ama siz hiç daha önce demosunu yazdığınız bir oyunun full sürümünü yazmak için giriş paragrafı bulmayı denediniz mi? Bende denememiştim şu ana dek. Gerçekten zormuş. Hele bu oyun bu sene haziran ayında İsviçre ve Avusturya ortaklığı ile gerçekleşecek olan, ellerimiz sanki bir tavada patlayan mısır gibi göğsümüzden çıkmaya çalışan kalplerimizin üzerinde, kulaklarımız ve gözlerimiz koordine bir biçimde ay-yıldız formalı 11 aslan yürekliyi takip etmekteyken izlemeye çalışacağımız Euro 2008’in oyunu ise bu iş daha da zorlaşıyor. (bir an cümle hiç bitmeyecek zannettim)
Kaç kişi demo yazısını okudu? Kaldırsın ellerini okuyanlar. Hımm sanırınım çekindiği için kimse kaldırmıyor ellerini. Neyse ben biliyorum sizin sitedeki her yazıyı takip ettiğinizi merak etmeyin. Sizinde hatırlayacağınız üzere demo’yu sık sık fifa 2008’le karşılaştırmıştık. Hatta fifa yazısımı euro yazısımı karıştıranlar çoğunluktaydı. Akılları allak bullak olmuş, kendilerini dağa tuşa vuranlar olmuş ve hatta ülke ekonomisi yerinden oynamıştı! (oha) Ama bu yazıda ne yapacağız? Evet tahmin ettiğiniz gibi yine Fifa 2008 ile karşılaştıracağız! (itiraf edin farklı bir şey yazmamı bekliyordunuz)
Önce Euro 2008 nedir ondan bahsedelim bilmeyenler için. 2008 yılı Avrupa şampiyonasıdır. Evet Euro 2008’in ne olduğunu ayrıntılı (!) bir biçimde açıkladıktan sonra oyuna geçebiliriz.(bu ne şimdi?) E.A sports’un bu seneki alışkanlık edindiği üzere yine oyunumuz demo olmadan başlıyor. Sadece Avusturya ve İsviçre’nin o ünlü dağlarının resmedildiği güzel bir resim üstünde kısa bir animasyonla oyuna giriyoruz. Sizi bilmem ama ben oyun girişlerini özlemeye başladım. (fifa 98 ve world cup 98’in giriş videoları neydi be? Hala müziklerini dinlerim. İt was’t easy… woohoo! Neyse..) Böyle dümdüz oyuna girince insan hiç gaza gelmiyor. Bu gönül sağlam bir müzik ister, güzel hareketler görmek ister. Üstelik E.A bu işi en iyi yapan firma ama bıraktılar nedense. Bir şekilde duygusallığı atlatıp oyuna giriyoruz. Menüler çok kullanışlı ve akıcı. Özellikle fifa’nın iç karartıcı menülerinden sonra oldukça iyi geldi. Kick off (böyle bir oyun vardı. Deli gibi oynardık. Kaleciye yumruk falan atabiliyordunuz oyunda. Oyuna bak futbol değil boks sanki) diyerek oyunumuza bodoslama giriş yapalım.

Avrupa dediğin nedirki? Elinin kiri…
Nerden başlayalım? Fifa ile farklara değinelim yine. Çünkü referansımız Fifa olacak mecburen. Hemen ilk fark oyunda yağmur var! En büyük eksikliği (yada salaklığımı desek) gidermişler ve oyuna hava şartlarını eklemişler. Zaten olmaması saçmalıktı. Elde var bir. Hakem yok yine. Anlamıyorum ben bu adamları. Niye hakem koymazlar ki? Eksi bir buradan. Yedek klübemiz aktif bir biçimde oyunda. Hatta teknik direktörler birebir oyuna aktarılmış. Artı bir buradan. Ne yapıyorum ben ya öss sınavına hazırlanır gibi artı bir eksi bir…
Oyun yükleme ekranında size güzel bilgiler sunuyor ama kısıtlı bilgiler bunlar. En azından okuyarak vakit geçiyorsunuz (ispanya bir maçta maltaya 12 tane atmış! Yuh! Onlarda insan be kardeşim) ardından oyun ekranı geliyor. Veee… mükemmel! Evet bu atmosferi tanımlayacak tek kelime bu. Bu adamlar bu işi biliyor. Muhteşem bir stad görüntüsü, uçuşan konfetiler, sallanan bayraklar, patlayan flaşlar, çığlık çığlığa taraftarlar, çalınan marşlar. Kusursuz bir ambiyans. Stadı izlemek ayrı bir keyif resmen. Grafiklerlede desteklenince insan kendisini TRT 1 ekranında bir Avrupa şampiyonası izliyormuş gibi hissediyor. Her bir oyuncunun yüzü oyuna birebir aktarılmış. Fifa’daki orantısız vücut şekilleri yok artık. Çok mantıklı ve güzel modellemeler gelmiş. Çimlerin görüntüsü göz alıcı. Sahanın büyüklüğü ile oyuncuların sahaya oranı iyi ayarlanmış. Yani genel olarak Fifa’dan çok çok daha iyi grafiklerle karşı karşıyayız.
Sesler ise ayrı bir keyif. İlk değinmek istediğim stadda ki anonslar. Belli başlı ülkelerin anonsları kendi dilinde yapılıyor. Ve bu ülkelerin arasında Türkiye de var. Her ne kadar tam anlamıyla anlaşılmasa da Türkçe kelimelerle anonslar yapılıyor. Stad içinde her yerden ses duyabiliyorsunuz. Çizgiye yakın bir yerde çalım attığınızda veya yediğinizde tribünden dalga geçer bir ses geliyor. Teknik ekibin bağrışlarını duyabiliyorsunuz. Yerde bir oyuncu kaldığında müthiş bir ıslık başlıyor. Her şey atmosferi tamamlayıcı yapılmış. İnanılmaz güzel.
Gelelim esas merak edilen konuya yani oynanabilirliğe. Fifa’ya göre çok daha hızlı ve akıcı bir oyun Euro 2008. Fifa zaten çok iyi ve gerçekçi bir oyundu. Eleştirilen yanların başında oyun yavaşlığı geliyordu. İşte Euro 2008’de bu sorun giderilmiş ve oyunun hızı arttırılmış. Bu şekilde oyun eğlencesi tavan yapmış durumda. Hız artması her zaman için bol gol olmasına sebeb olmuştur. Ama yapay zeka sayesinde bu sorun çözülmüş. Gerçekten çok gerçekçi ve zevkli maçlar çıkıyor bu oyunda. Hele ki kupa yaptığınız esnada elemeli maçlardaki heyecanı o kadar güzel yaşıyorsunuz ki dalıp gidiyorsunuz oyun içine. Sadece fransada anelka-henry-malouda-ribery dörtlüsü çok kuvvetli yapılmış (aslında fransanın tamamı biraz abartılmış) bu yüzden Fransayı alanların biraz avantajı oluyor. Kontroller Fifa ile hemen hemen aynı. Ama daha gelişmiş bir sistem var. Artık her yaptığınız hareketin güç seviyesi size ait. Kısa pas atarken bile tuşa ne kadar bastığınız çok önemli. Özellikle koşu yoluna atılan paslarda uygun pas gücünü tutturduğunuzda harika paslar çıkabiliyor ortaya. Kesinlikle oyuncuya oyunda olduğunu daha fazla hissettiren bir sistem olmuş. Ama bir eleştrimiz var kontrollerde. E.A yine analog sevdasından vazgeçmemiş maalesef. Analog kolla futbol oyunu oynamak bazen işkenceye dönüşüyor. Derhal digital pad’e geçiş yapması gerek E.A’nin.
Biraz kendi milli takımımızdan bahsedelim. Bildiğiniz gibi zorda olsa Euro 2008 finallerine katılma başarısı gösterdik. Bunun bir ödülü olarak oyunda en az diğer milli takımlar kadar bizim milli takımımıza da önem verilmiş. Fatih Terim ve oyuncular birebir yansıtılmış oyuna (ve mükemmeller) kadromuz birebir oyunda güncel. Sadece oyuncu güçleri konusunda biraz cimri davranılmış. (özellikle Nihat çok daha iyi olmalıydı) Ve bana sorarsanız en önemlisi kutsal İstiklal marşımız oyunda var. Gerçekten istiklal marşını böyle uluslar arası bir platformda duymak çok büyük bir gurur kaynağı. (en güzelde bizim marşımız be)
Gel kaptan ol bana, börekler açarım sana…
Oyun modlarına bakalım biraz. İlk dikkat çeken “captain your country” modu. Burada fifa’dan bildiğimiz be a pro modunun biraz değişik bir versiyonunu görüyoruz. Önce kendimize bir karakter yaratmamız veya var olan bir oyuncuyu seçmemiz isteniyor. (burada size yeni bir oyuncu yaratmanızı tavsiye ediyorum) Ardından 3 kişi daha seçiyorsunuz var olan oyunculardan (isterseniz 4 kişi aynı anda oynayabilirsiniz bu modu her bir kişi bir oyuncu yaratarak) Sonra siz ve yanınızdaki 3 adam seçtiğiniz milli takımın B milli kadrosundan başlayarak (siz tabi sadece kendi yarattığınız adamı kontrol ediyorsunuz.) hem takımınızı elemelerden şampiyonaya taşımaya çalışıyor hemde oynadığınız başarılı futbol ile gelişip ülkenizin kaptanı olmaya çalışıyorsunuz. Oynaması çok zevkli ve 2-3 kişi oynandığında inanılmaz eğlenceli olan bir mod.
Tabii ki klasik Avrupa kupasını oynayabiliyorsunuz. İsterseniz en baştan başlayarak elemeleri oynayabilir veya direk finallerden kupaya başlayabilirsiniz.
Birde penaltı atışları var ki kesinlikle ayrı bir paragraf açmak lazım. Oyundaki en beğendim şey penaltı atış sistemi. İlk defa bir oyunda penaltı kontrolleri size tamamen ait. Tamam Fifa’da buna benzerdi ama Euro 2008’de bambaşka olmuş. Kısaca anlatmak istiyorum. Şut gücü tamamen sizin kontrolünüzde. Eğer sadece şuta basarak atarsanız oyuncunuz sert vurmayı deneyecektir. Bu şekilde attığınızda sadece topu izleyebilir ve kalecinin doğru köşeyi seçmemesi için dua edebilirsiniz. Ama eğer R1 tuşuna basarak atarsanız plase diye tabir edilen ayak içi şutlardan atıyorsunuz. İşte o zaman işler değişiyor. Yönü seçip R1 ile şutu attıktan sonra eğer başka bir yön seçerseniz topa falso veriyorsunuz.(tabii oyuncu yeteneğine bağlı olarak) işte o zaman mükemmel penaltılar çıkıyor ortaya. Birde L1 tuşu var bu tuşa basarak şut attığınızda kalenin ortasına klas bir aşırtma atabilirsiniz. Penaltı modunu oynamak ayrı bir zevk olmuş oyunda.
Dünya bizi konuşuyor. Yani galiba…
Gelelim online modlara. E.A zaten bu konuda artık aşmış bir firma. Dünyanın en iyi online oyun serverlarına sahipler ve kusursuz online oyun konusunda akıllara gelen ilk isim onlar. Fifa’daki online başarıyı hepimiz biliyoruz. Aynı sistem burada da kurulmuş durumda. Lag yok, hızlı oyun, temiz oyun. Bağlantıda sıkıntı yaşanmıyor. Tek kötülük hala her maçtan sonra sistemin sizi ana menüye geri atması. Daha özgür bir online sistem mutlak olmalı.
Online oyunda tüm dünyadaki rakiplerinize karşı Avrupa kupasına katılabilir ve ülkenizi temsil edebilirsiniz. Aynı şekilde liglerde kuruluyor.
Ama online oyunda esas yenilik “battle of nations” modunda. Bu aktif bir mod değil. Pasif bir aktivasyondan oluşan bir sıralama sistemi. Oyunun başında size sistemi açıklıyorlar ve temsil etmek istediğiniz ülkeyi seçmeniz isteniyor (tabiî ki Türkiye) Bundan sonra sistem sizin yaptığınız her maçı kaydediyor ve size bir puan veriyor. Bu puanları online bir sıralama kriteri ve sistemi ile değerlendirerek bir sıralama oluşturuyor. Gün sonunda en çok puan toplayan ülkeler açıklanıyor. Tamamen eğlencelik ve rekabete yönelik güzel bir ayrıntı.
Sanırım oyunumuzla ilgili hemen hemen her şeyden bahsettik. Genel bir bakış yaparsak Euro 2008 zaten çok başarılı bir oyun olan abisi Fifa 2008’in üzerine koyarak geliştirilmiş ve mükemmel bir oyun olmuş. Kendinizi sahada hissettiren, futbolun değişilmez heyecanını yaşatan ender oyunlardan biri şu anda. Ve rahatlıkla söyleyebilirimki şu anda piyasadaki en iyi futbol oyunu. Eğer bir futbol severseniz zaten kaçırmamanız gereken bir oyun. Ve eğer bir futbol oyunu alacaksanız da başka seçenekleri düşünmeyin bile. Fifa serilerine olan ön yargınızı kırıp bu oyunu gözünüz kapalı alabilirsiniz.
Pes’mi? Lütfen! Bana bu sene pes’den bahsetmeyin. Belki seneye görüşebiliriz bu konuyu…
Grafik : 98
Ses : 100
Oynanabilirlik : 90
Oyun süresi : 95
Eğlence : 98
Genel : 96