Bu inceleme yazımız için bize destek olan Irmak Tosyland'a teşekkür ediyoruz...

Merhaba arkadaşlar;
Özellikle memleketimizdeki PS3 sahiplerinin en çok bekledikleri oyun olma özelliği taşıyan PES 2008 oyunu 26 Ekim tarihi itibarıyla raflardaki yerini aldı. PS3, X360, PC, PS2, PSP, DS ve Wii plartformları için üretilen yapım, yeni nesil konsolda nasıl görünecek diye oldukça fazla spekülasyona maruz kaldı. Özellikle oyunun fanatikleri, PES in grafik konusunda yeni nesil konsolların gücünü yanına alarak, Fifa’ya bu konuda da fark atmasını bekliyorlardı. Tabii bir de lisans konusunda bazı iyileştirmelerin yapıldığı, özellikle PS3 versiyonu için Türkcell Süper Ligi’de dahil olmak üzere 13 ligin tüm takımlarla lisanslı olarak oyunda yer alacağı söylentiler arasında idi. Şimdi ise söz yapımın kendisinde.

Birçok futbol sever oyuncu uzun yıllar boyunca en kaliteli futbol oyunu olarak gördüğü EA Sports yapımı FIFA serilerini oynayarak bilgisayar başında veya televizyon karşısında çoştu, arkadaşları ile iddalı maçlar yaptı, lisanslı futbolcuları kontrol etmenin zevkini yaşadı. Özellikle Fifa 98 başlı başına bir devrimdi. Ancak bu oyundan sonra yapımcı firma, her sene oyunu sadece makyajlayarak, takım kadrolarını güncelleyerek, oynanış dinamikleri aynı oyunlar çıkardı. Biz Avrupa kıtasındaki oyuncular da alternatifsizlikten Fifa serilerini oynamaya devam ettik. Oysa hiçte beklemediğimiz bir yerden, Asya’dan bir futbol fırtınası gelmekteydi. Japonya’nın sayılı oyun yapımcı firmalarından biri olan Konami’de Seabass önderliğindeki bir grup programcı Wining Eleven isimli bir futbol oyunu yapıyorlardı. 2000’li yıllara geldiğimizde firma WE 6’yı Japonya’da PS2 için piyasaya çıkardı. Birkaç ay sonra da Avrupa versiyonu Pro Evolution Soccer ismiyle satışa sunuldu. Yapım grafik olarak Fifa’nın gerisinde idi. Ayrıca lisans sorunu da vardı. Belli başlı birkaç büyük Avrupa kulübü ve oyuncuları lisanslı idi. Diğer takım ve futbolcular uydurma isimlerden oluşuyordu. Bu yüzden oyun ilk etapta çok ses getirmedi. Ancak bir grup futbol hastaları bu oyuna hayran kadılar. Çünkü futbolcuların hareketleri, topun fiziği inanılmaz derecede gerçekçiydi. İşte bu iki etken yıllar içinde oyuna büyük bir hayran kitlesi kazandırdı. İş öyle bir noktaya geldi ki Fifa mı? PES mi? tartışmaları iki yapımın fanları arasında ciddi tartışmalara sebep oldu. Fifa fanatikleri özellikle Pes’in lisans sorununu öne sürerek sevdikleri yapımın en büyük artısının altını çiziyorlardı. Ancak PES’in PC versiyonu, fanlar için lisans sorununa çözüm getirdikleri bir platform oldu. Oyunun açık kod yapısı sayesinde, Pes fanatikleri yaptıkları yamalarla hemen hemen tüm takımların formalarından, oyuncularına kadar lisanslı olmalarını sağladılar, buna ilave olarak kendi dillerinde spiker de ilave ettiler.
Ama Fifa-Pes tartışmasının en yoğun olacağı yıl bu yıl. Çünkü PS3 çıktı ve bu donanım canavarında iki oyunun nasıl görüneceği en çok merak edilen olay. Peki PES 2008 nasıl görünüyor? Oynanışta gelişmeler neler? Oyunun çıkmasından önce yapımcı firmanın en çok üzerinde durduğu nokta, yapay zeka nasıl? HEPSİ AZ SONRA!!!!
Blu-ray diskimizi PS3’e takıyoruz ve oyunun açılış ekranını karşılıyoruz. PES’in en beğenmediğim noktası her zaman bu açılış ekranı olmuştur. Neyse ki Konami beni şaşırtmadı ve yine hiç beğenmediğim atraksiyonlara girmiş. Ancak sıra menü ekranına gelince iş değişiyor. O kadar güzel bir menü ekranı yapmışlar ki, hayran kaldığımı belirtmek istiyorum. Ancak bu konuda ayrıntıya girmeyeceğim. Oyunu aldığınızda kararı kendinize göre verirsiniz. PES 2008’e standart olarak EXHIBITION seçeneği ile başlıyoruz. Burada iki takım seçerek hemen maça başlayabiliyoruz. Ekrandan, hangi kıtadan hangi ülkeyi-takımı seçeceğimize karar veriyoruz. Tabii hemen aklımızdaki ilk soruyu bu ekranda cevaplama şansına sahip oluyoruz. Lisanlı takım ve futbolcular ne durumda? İşin açıkçası çok tatmin olunacak bir durum yok. Konami, bu lisans işini azar azar yapıyor. PES 5’ ten sonra Chelsea ortalardan kayboldu. “Yaa ben kendimi Marinho hissedemeyecek miyim?” Neyse o da takımdan ayrıldı zaten. Başka bir takım çalıştırana kadar ben de fantazilerimi farklı kulüpte yaşarım. Yalnız şöyle bir durum da var. Chelsea takımının adının değiştirilmiş hali olan London FC takımının kadrosu tamamen Chelsea orijinal kadrosu. Bu durumda PES 2008’in bize sunduğu imkanlarla EDIT menüsüne girerek takımın adını düzeltebiliyoruz ve lisans sorunu böylece ortadan kalkmış oluyor. İngiltere liginde ki takımların isimlerinin lisansı alınmamış, ancak kadrolar büyük oranda yerinde kalmış.

Sırayla kendime bir takım bulmaya çalışırken o da ne, gözlerime inanamıyorum. Evet Pes 2008’de Turkcell Süper ligi yok ama ligimizin 3 büyük kulübü kadroya katılmış. Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe. İşte buna gerçekten çok sevindim. Bir Beşiktaşlı olarak Master ligde sadece milli duygularım yüzünden Galatasaray’la oynamaktan kurtuluyorum. Evet bir takım yaratma şansımız oluyordu Pes 6 da, ancak o güzelim arma olmadan Beşiktaş ile oynadığım hissi çok yapay oluyordu. Bu heycanla hemen bir BJK-FB maçı başlatıyorum. Öncelikle merak ettiğim oyuncularımızın iyi modellenip modellenmediğini görmek. Ve maç başlıyor. Şunu belirteyim ki iki kulübümüzün oyuncuları da gayet iyi modellenmiş. Bir de Fifa 08’de ki modelleri gördükten sonra Konami’ye teşekkürü borç biliyorum. Yalnız belirtmek lazım, EA modelleme için 15000 futbolcu ile uğraşırken, Konami’nin modelleme yapması gereken oyuncu sayısı bunun çok çok altında. Kısaca zaten olması gerekeni yapmışlar. Oyun yine bol miktarda taktik geliştirebileceğiniz, takım terbine gideceğiniz menü sistemine mevcut. Oyun sırasında start tuşuna basarak ulaşabileceğimiz bu menü de, takım ile ilgili formasyonlar, kamera değişimleri ve options seçeneklerine erişebiliyoruz. Bir de oyunu pause ettiğimizde ekranın sağ üst köşesinde yedek kulübesinin görünmesi işlevsiz olmasına rağmen görsel anlamda hoş bir ayrıntı olmuş. Pes 2008’ in en büyük yeniliği Master lig’de olmuş. Bu sene Master lige girdiğimizde üç seçenek ile karşılaşıyoruz. Birinci seçenek olarak klasik Master ligi oynuyoruz. Önce takımımızı seçiyoruz. Daha sonra da bize gösterilen ülke federasyonlarından birini tercih ediyor, ve o federasyonun ikinci liginden adını sanını Konami çalışanlarının uydurduğu isimlerde ki futbolcularla mücadeleye başlıyoruz. Sonrası ise bildiğiniz şeyler.
Birinci lige çıkmaya çalışmak, federasyon kupasında mücadele etmek, para kazanmak ve kazandığımız bu parlarla iyi futbolcuları taransfer etmek. Sonuçta gidebileceğimiz yere kadar yükselmek. İkinci olarak tercih edebileceğimiz Exhibition Master Lig. Burada klasik Master lige göre fark, seçtiğimiz takımın bütün oyuncularının orjinal takımdaki futbolculardan oluşması. Yani yönettiğimiz takımı, Juventus’un geçen sene İtalyan ikinci ligindeki hali gibi düşünün. Tabii burada ki mücadeler daha kora kor geçiyor, çünkü bütün takımlar orijinal halleri ile karşınıza çıkıyor. Anlayacağınız bu Master lig de işiniz daha zor. Son olarak sunulan Master lig, tamamen bizim insiyatifimizle oluşturduğumuz takımla mücadele edeceğimiz bir kulvar. Burada takımımızın renginden, formaya, kaptanlık pazu bandından, armaya ve bayrağımıza kadar takımı istediğimiz gibi baştan yaratıyoruz. Ancak oyuncu seçiminde çok sınırlı bir şansımız var. Bize verilen kadroya üç oyuncu daha ilave edebiliyoruz. Yalnız ilave ettiğimiz oyuncular için para ödemek zorundayız. Takımı kurduktan sonra bize çok kısıtlı bir bütçe veriliyor ve o parayı çok akıllıca kullanarak oyuncular alıp, takımımızı en iyi şekilde güçlendirmek zorundayız.
Bahsetmeden geçemeyeceğim bir büyük yenilikte EDIT menüsünde. Bu ekranda birçok atraksiyona girebiliyoruz. Ancak asıl büyük bomba futbolcu ve takım yaratma bölümünde. Burada futbolcu yaratırken kendi yüzünüzü veya istediğiniz herhangi başka bir yüzü kullanarak oyuncu oluşturabiliyoruz. Bunun için yararlanabileceğimiz PS3 uyumlu bir kamera aparatı olması lazım. Tuttuğunuz takımda kendi suretinizi görmek gerçekten harika. Konami bu süprizle fanatiklerine hoş bir armağan vermiş oluyor. Tabii bir de oluşturduğumuz takım için bir arma belirlerken aynı yöntemi kullanabiliyoruz. Benim tüm bunlardan çıkardığım sonuç, Konami bir sürü lisans parası ödemek yerine, geliştirilmiş EDIT menüsü sayesinde bu işi oyuncuların kendisine bırakmış durumda. Yani nasıl PC de PES yamaları çıkartılıyor, biz konsol sahipleri de bu tip geliştirmeleri (lisans anlamında) konsol üzerinden yapabilme imkanına vasıl oluyoruz.

Oyunun en çok merak edilen noktası tabii ki de grafikler. Zaten oynanış olarak çok üst seviyede bir oyun olan PES, grafik noktasında ne gibi gelişmelere sahip? Benim Fifa 08’in ve PES 2008’in en az hoşuma giden yönleri grafikleri konusunda oldu. Acaba biz mi çok beklenti içine girdik? Sonuçta bahsettiğimiz konsol PS3 olunca beklentiler de yükseliyor. Ama beklentilerimizi bir kenara bırakırsak, her durumda PES 2008, PES 6’dan grafik olarak çok üst seviyede. Daha önce de bahsettiğim gibi futbolcu modellemeleri iyi yapılmış. Maç esnasında futbolcu formalarının kırışması gibi ayrıntılar çok hoş olmuş. Bazı bölümlerde tribündeki seyirciler 3 boyutlu yapılmış. Ancak bu tüm tribünlere yansımıyor. Tabii yan hakem faktörünü unutmayalım. Bu olayı çok sevdim. İlk defa olarak konulan yan hakem oyunun geçekçiliğini daha da arttırıyor. Kartlık pozisyonlarda daha önceki serilerdekinin aksine hakemin kartı göstermesi ve oyuncunun verdiği tepki sadece ara videolara bırakılmayıp, oyunun içinde olması bir başka artı. Kısaca her ne kadar grafikler beklediğimiz gibi değil desek de, yiğidin hakkını yememek lazım. PES 2008 bir önceki oyunlardan çok çok daha kaliteli grafiklere ve görselliklere sahip. Yapılan tüm işler oyunun gerçekçiliğini daha da arttırıyor ve gelecek olan senelerde serinin nerelere gelebileceğini, gerçek bir futbol deneyimine sanal ortamda daha da yaklaştığımızı işaret ediyor. Oyunu beklentilerimizin dışında bir gözle, daha objektif bir mantalite ile oynarsak gelişmeleri daha da iyi fark edebiliriz. PES serisinin en çok takdir edilen yönü kuşkusuz ki oynanış özellikleri. Futbolcu ve top fizikleri o kadar gerçekçi ki, oyunun yapımcısı Seabass bir ropörtajında; bu fiziklerin futbol oyununun dinamiklerinin daha %40’ı olduğunu belirttiğini düşünürsek, ileride nasıl bir PES’le karşılaşacağımızı hayal edemiyorum. Çünkü oyun, oynanabilirliğini her sene biraz daha geliştirmeyi başarıyor. Bu anlamda PES 2008’in, serinin önceki yapımlarına oynanabilirlik konusunda da fark attığını söyleyebiliriz. Futbolcuların hareketleri gerçeğe her zamankinden daha yakın. Futbolcular yetenekleri ve sunduğu görsellerle kalitelerine göre birbirlerinden hemen ayrılıyorlar. Mesela Ronaldino’ya bir pas attığınızda, pası alma şekli pozisyona göre farklılık gösteriyor ve yaptığı bu farklı hareketler, oyunun görselleri ile sanki ekranda gerçekten o futbolcunun olduğu hissini veriyor. PES oyuncuları bilirler. Oyunda, attığınız golün bir benzerini atabilmek gerçek futbol oyununda olduğu gibi pek mümkün değildir. Cepheden kaleci ile karşı karşıya kaldınız ve kalecinin sağından topu plaselediniz ve GOOL. Bir başka atakta ve yine benzer bir pozisyonda kaleci ile karşı karşıyasınız ve topu aynı biraz önceki gibi bir vuruşla kaleye gönderdiniz. Bu durumda olabilecek en zor şey goldür. Çünkü kaleci bir şekilde o topu çıkarır veya siz vuruşu ayarlayamaz, topu dışarı atarsınız. Yapay zeka sizi her seferinde daha da zorlar ve daha farklı vuruş çeşitleri ve yönler belirlemek zorunda kalırsınız. Bu sene ise yapımcılar yapay zeka da tavan yapıyorlar. Yeni geliştirilen TEAM VISION sistemi ile takımınızın oyun boyunca bir kanattan akınlar yapması veya bir futbolcu üzerinden oyun kurması zorlaşıyor. Çünkü rakip takım sizin sürekli ataklar yaptığınız kanat için önlemler alıyor veya oyun kurucunuza sıkı markaj uygulamaya başlıyor. Siz de bunlara karşı oyun yapınızı ve hücum organizasyonlarını değiştirmeniz gerekiyor. Aksi halde başarılı olmanız imkansızlaşıyor. Yani gerçek bir maçtaki gibi, gerektiğinde takım tertibini değiştirmeniz gerekiyor ve oyuncu değişiklikleri gerçek anlamını kazanmış oluyor. Yapay zekanın seviyesi oyunun zorluk derecelerine göre farklılık gösteriyor. Tüm bu bahsettiğimiz yapay zeka gelişmelerini en üst zorluk seviyelerinde daha rahat göreceğinizi belirtmek gerek. Böylece gerçek futbol keyfine saçınızı başınızı yolarak varabilirsiniz. Oyun bu sene daha da hızlı. Topun bir o kalede bir bu kalede olduğu mücadelelere şahit oluyoruz. Maç sürelerini uzun tutarsanız baş dönmesi geçirmeniz olası. Hakemler de oldukça acımasız. Biraz sert oynamak isterseniz sizi sarı ve kırmızı kart manyağı yapıyorlar. O yüzden temiz maçlar oynamaya dikkat edin.

Oyun bazen sizi şaşırtıyor. Başıma gelen bir enstantaneyi anlatayım. Rakip oyuncuyu faul ile durdurmak zorunda kaldığım bir pozisyonda, sarı kart göreceğimi düşünerek hakemin bana yaklaşmasını seyrediyorum. Tam bu sırada faul yaptığım oyuncu ayağa kalktı ve hızlı bir sebest vuruş yaparak oyunu başlattı ve daha ne olduğunu anlayamadan kalemde golü gördüm. Bu, sadece yapay zeka yönetimindeki takımın yapabildiği bir olay değil. Pozisyon müsaitse, yani kartlık bir durum yoksa siz de hızlı bir şekilde oyunu başlatabiliyorsunuz. Böyle bir hareketin oyunu ne kadar hızlandırdığını ve hücumda ne kadar etkili olabileceğini siz düşünün artık.
PES’in en iddasız olduğu nokta sesler ve müzikler konusudur. Fifa’da ki o muhteşem müziklere veya tazahuratlara bu oyunda rastlayamazsınız. Her sene olduğu gibi bu sene de PES rakibine göre daha sönük bu konuda. Ancak serinin diğer oyunları ile karşılaştırılırsa iyileştirmeler var. Özellikle müzik parçalarını beğendim. Menü de iken dikkatinizi dağıtmıyorlar ve şeçim yaparken sizi dinlendiriyorlar. Maç öncesi terapi anlayacağınız.
PES 2008 online olarak da zevkli mücadelelere sahne oluyor. Giriş kaydınızı ve şifrenizi oluşturduktan sonra oyuna başlayabiliyorsunuz. Burada Konami PS3 üzerinde oluşturduğunuz 3 PSN kimliğinizi kullanmanıza izin veriyor. Lobiye ilk girdiğinizde size 500 puan veriliyor. Yaptığınız maçlar neticesinde galibiyet-beraberlik-mağlubiyet sonuçlarına göre bu puanınız artıp azalıyor. İsterseniz bir ligde mücadele edin veya teke tek maçlar yapın. Yalnız internet bağlantınız yavaşsa biraz zorlanacağınızı belirtmek istiyorum. Çünkü ekran atlama sayısı yavaşladığı için ayağınızda ki topun bir anda kaybolmasına şahit olabilir, gol olabilecek bir pozisyonun kaçması ile saçınızı başınızı yolabilirsiniz.
Elbette bu kadar büyük ve süprizlerle dolu olan bir oyunu incelerken gözden kaçırdım şeyler olabilir. Bu yüzden siz okuyucu arkadaşların affına sığınıyorum. Sonuçta arkadaşlar büyük bir topluluk için heycanla, en çok beklenen ve oynamak için can atılan oyun PES 2008, geliştirilmiş özellikleri ve grafikleri ile 365 gün boyunca oynamaktan sıkılmayacağınız, bazı maçları arkadaşlarınızla paylaşacak kadar heyecanlı anlar yaşayacağınız harika bir futbol oyunu. Futbol severler (Fifa’cı olsun Pes’çi olsun) bu oyunu mutlaka deneyin. FIFA mı PES mi tartışmalarını da başka bir konu olarak sizlere bırakıyorum.
Paunlama;
*Grafik:90
*Sesler:80
*Oynanabilirlik:95
*Genel:95
*Oyun Ömrü: Bir sonraki seriye kadar
Bu inceleme yazımız için bize destek olan Irmak Tosyland'a teşekkür ediyoruz...
