| Asura's Wrath: Demo İncelemesi | ||||
|
|
Resident Evil imzalı dev bir markaya sahip olan Capcom, bu yıl destansı bir oyun için düğmeye bastı. Cyber Connect 2 Studyolarının ellerine,Asura’s Wrath adlı oyunu teslim etti ve çıkışı için gün sayıyor. Bu yeni macera senaryosu ve oynanış stilinden dolayı, kuşkusuz God Of War serisiyle kıyaslanacaktır. Aynen Dante’s Inferno ve Lord Of Shadows aksiyonları gibi… GOD OF WAR VE ASURA'S WRATH KIYASLAMASI KAÇINILMAZ Kıyaslanma sebebi çok açık, çünkü God Of War bu tür senaryo tabanlı aksiyon oyunlarında şu anda lider durumda ve bu türde çıkan her oyunun ölçütü God Of War’dur. Bu derin konuya,Asura’s Wrath’ın tam sürümü piyasaya çıkınca ayrıntılı bir şekilde değiniriz. Ancak şimdi biz Asura’s Wrath’ın geçtiğimiz günlerde PSN de paylaşılan Demo sürümüne bir göz atalım. Demo sürüm oyuncular için,öyle hikaye anlatımıyla veya kısa senaryo özetiyle başlamıyor girişe… Anlayacağınız damdan düşer gibi giriyoruz oyuna. Ekranda karşımıza iki bölüm seçeneği çıkıyor ilki Episode 5:Hollow Victory, ikincisi ise Episode 11: Final Lesson Tabiki istediğiniz bölümü seçip başlıyoruz hemen mücadeleye. Hem de öyleki girer girmez dövüşün ortasında buluyoruz kendimizi. Giriş kısmında da yazdığım gibi anlatım falan yok direk dalıyoruz karşımızdaki düşmana.
EPISODE 5: HOLLOW VİCTORY (WYZEN BOSS SAVAŞI) Ben ilk seçenek olan Episode 5 ten başladım hemen oyuna. Oyun destansı bir senaryo ve atmosfere dayanıyor bunu çoğu oyunsever biliyordur zaten. İşte bu fantastik atmosferde karşımızda Wyzen adlı tanrıyı görüyoruz. Tanrı diye yazıyorum çünkü Uzakdoğu mitlerinde de Wyzen, 7 Tanrıdan biri olarak açıklanmış (Gel de God Of War’u hatırlama)
Toparlayalım ve tekrar demoya dönelim, Wyzen bizi ‘’hainlikle’’ suçluyor, kızımız ‘’Mithra’’dan bir iki kelam ediyor ve dövüş için yerini alıyor. Asura da kızının adını duyar duymaz gardını alıyor ve köşesine geçiyor. İşte burada dövüşe (savaşa) başlıyoruz. Kollarımızdan kare tuşuna basarak uzak atışlar yapıyoruz. Üçgen tuşuyla da,daha güçlü atışlar yapıyoruz. Sol analog tuşuyla da hedefleme yapma şansına sahibiz. Düşmanımıza yaklaşınca da yakın dövüş için daire tuşunu kullanıyoruz. Bu tuşla saydırdığımız yumruklardan sonra güç barımız full duruma gelince L2 ile ölümsüz , yani darbelerden etkilenmeyen konuma geliyor R2 ile de öldürücü darbeler indirebiliyoruz. Tabiki güç barımız zamanla boşalıyor ve aynı güç için bu kombinasyonları tekrar yapmamız gerekiyor. Dövüş anlarında anlık tuş kombinasyonları çok sık karşımıza çıkıyor ve aynen Lord Of Shadows da olduğu gibi zamanı iyi ayarlamak gerekiyor. Ne erken ne de geç… İşte Wyzen adlı tanrıyı hem bu tuş kombinasyonlarını öğrenerek hem de birkaç güçlü vuruşlar yaparak iyi bir haşat ediyoruz. Ama durun öyle hemen biter mi? Ne de olsa karşımızda bir Uzakdoğu tanrısı var. Yediği dayakla birlikte uzayın derinliklerine uçan Wyzen, tekrar kendine geliyor ve ‘’Mathra’’ adlı gücünü aktif ederek tekrar saldırıyor.
Hem de ne güç. Dünyadan daha büyük bir hale bürünen Wyzen, Asura’ya doğru, uzaydan işaret parmağını savurarak saldırıyor. Biz karıncadan bile daha küçük haldeyiz, (unu hem demoda hem de bu inceleme yazısının altındaki videoda göreceksiniz zaten) ve bize doğru gelen bu parmağa anlık tuş kombinasyonlarını kullanarak saldırıyoruz, birkaç mekanik kol kaybediyoruz ama nihayetinde bu saldırıyır savuşturuyor, geri püskürtüyoruz. İşte demonun ilk bölümü bu şekilde son buluyor.
EPISODE 11: FINAL LESSON (AUGUS BOSS SAVAŞI) Karşımızda bu kez Augus var. Bu düşman da aynen Wyzen gibi 7 uzakdoğu tanrısından biri. Alaycı ve çirkin bir karakter. Ama en azından boyutları Asura kadar. Yani öyle Wyzen gibi gezegen büyüklüğünde değil. Kılıcına güvenen derler ya aynen öyle, kılıçsız dayağımızı yiyen ancak kılıcını kullanınca bize ekarte eden bir tanrı. Yine Wyzen ile yaptığımız dövüşte olduğu gibi Augus’la da, tuş kombinasyonlarını kullanarak ve güç barımızı doldurarak savaşıyoruz. Taktiksel geri çekilmeler ve saldırılar yapıyoruz.
Ancak son sahnede çektiği kılıcı bedenimize doğru savurduktan sonra uzatıyor da uzatıyor hem de öyle basit bir uzama değil bu, yine dünyaya kadar gidiyoruz kılıç midemizi delmesin diye. Sonunda yere mıhlanıyoruz ve kılıcını bir ucu karnımızdan diğer ucu dünyanın öbür tarafından çıkıp dünyayı ikiye ayırıyor. Tam da burada direnç göstereceğiz ki, demo bu şekilde son buluyor. Giriş kısmında demonun, senaryo adına pek bir anlatım sergilemediğini belirtmiştim. Ancak ikinci bölümde Augus ile yaptığımız mücadelede flash-back ler yaşadık ve öenmli birini öldürdüğümüzü hatırladık. Ancak Asura olarak biz mi yaptık yoksa oyuna mı geldik. Bunu tam sürümde göreceğiz ki,muhtemelen bir oyuna geldik. Ayrıca 7 uzak doğu tanrısı ile mücadele edeceğimizi ve Mithra adında çok sevdiğimiz (kızını kim sevmez ki) bir kızımız olduğunu öğrendik. Mithra nın çok büyük güçleri olduğunu da gözlemledik. Bunları tabiki flash-back lerden anlamış olduk. Yoksa az önce de giriş kısmında da yazdığım gibi demoda hikaye videosu gibi bir anlatım bulunmuyor.
Oyun oynanış olarak akıcı ve kontroller çok kullanışlı. Yani Alone In The Dark veya Silent Hill gibi insanı verem eden kontrol zorluğu yok. Grafikler idare eder diyelim.İçeriğe gelirsek,gezegen büyüklüğünde bosslar, o kadar dövüşe rağmen göremediğimiz kan zerrecikleri veya dünyayı elma gibi ikiye ayıran bir kılıç, bazı oyunseverlere çok ama çok absürd gelebilir. ‘’Ben bunu oynamam bu ne saçmalıktır yahu’’ diyenler de çıkacaktır. Ancak neticede God Of War serisinde de Yunan tanrılarıyla savaşıyorduk. Sonuçta o da destansı bir oyundu diye düşünebiliriz. Yani demodan çıkardığımız sonuç şu, çok ama çok fantastik bir oyun bizleri bekliyor. Ben bir single oyuncu olarak bu oyunu tabiki alacağım ve konsolumda deneyeceğim. Gerisi oyunseverlerin tercihine kalmış. İyi Oyunlar...
|
| Son Güncelleme ( Pazar, 29 Ocak 2012 18:12 ) |






Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için