|
Zaman: 23 May 2012, Çrş 20:16:41
|
Cevaplanmamış mesajlar | Aktif başlıkları görüntüle
|
|
|
|
| Yazar |
Mesaj |
|
ozgurulas
|
Mesaj Başlığı: Galatasaray  Gönderilme zamanı: 29 Oca 2010, Cum 10:18:48 |
| Trophy Editörü |
 |
Kayıt: 05 Nis 2009, Pzr 00:00:00 Mesajlar: 1318 Konum: Bursa
|
Galatasaray Spor Kulübü, Türk Spor Tarihi'ndeki öncü olma özelliğini hiç kuşkusuz içinden doğduğu ve gene öncü bir kurum olan Galatasaray Lisesi'nden (Mektebi Sultani) almıştır. Okul ile kulüp arasındaki koparılmaz bağ, yadsınamayacak bir gerçeklik ve övünç kaynağıdır. Devlet adamı yetiştirmek amacıyla II. Beyazıt tarafından 1481'de kurulan mektep, adını kurulduğu bölgeden alır ve "Galata Sarayı" olarak anılmaya başlar. Okul modern konumuna 1 Eylül 1868'de Sultan Abdülaziz döneminde kavuşur. Okul' un yeniden yapılanmasıyla birlikte, Türkiye'de de gerçek anlamıyla ilk sportif çalışmalar başlamış olur ve okulda Beden Eğitimi dersi jimnastikçi 'Monsieur Curel' tarafından eğitim programına konur. Bu atılımlar gerçekten bir devrim niteliği taşımaktadırlar. Curel, modern aletler eşliğinde çalıştırdığı öğrencileri sportif açıdan geliştirirken, onlar için Kağıthane'de bir idman Bayramı düzenler. Yıl 1870'tir. Bu etkinlikte başarı gösteren sporcular değişik ödül ve madalyalar kazanır ve yarışmaların sonunda öğrencilere "kuzulu pilav" verilir. Bu da, sonraki yıllarda bir başka geleneğin başlangıcını oluşturur. Curel'den sonra görevi devralan yabancı spor hocaları (M. Moiroux, Signor Martinetti, Stangali gibi), jimnastik ve atletizmin yanı sıra, değişik branşlara da eğilerek (yüzme, kürek, aletli jimnastik), bir ilki daha başlatmış olurlar. Bu çalışmaların ürünü çok geçmeden alınmaya başlanır ve adı Türk Spor Tarihi'ne altın harflerle yazılan Faik Üstünidman'ın yanı sıra, Binbaşı Mazhar Kazancı, Abdurrahman ve Ahmet Robenson kardeşler GSL'nde görev alıp, izcilik, tenis, hokey gibi spor dallarının öğrenciler arasında yaygınlaşmasını sağlarlar. Özellikle Üstünidman'ın ön ayak olmasıyla, öğrenciler futbolla tanışırlar. Ama oynanan futbol, bir kör dövüşünden farklı olmayan ve kural tanımayan bir koşuşturmayı andırmaktadır. Ama futbol GSL' nin Tören Kapısı'ndan adımını atmış ve tam bir salgına dönüşmüştür. 1901 yılında İstanbul'da yaşayan iki İngiliz, James Lafontaine ve Horace Armitage, Rum ve İngiliz oyunculardan oluşan Kadıköy Futbol Kulübü'nü kurmuşlar ama 1903'te takımdaki İngilizler bir anlaşmazlık sonucu ayrılarak Moda Kulübü'nü oluşturmuşlardır. 1904 yılında ise bu kulüpler, Imogen, Elpis, Strugglers takımlarıyla anlaşarak, İstanbul Futbol Birliği'ni hayata geçirmişler ve bugünkü Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'nın yerinde bulunan "Union Club-İttihat Spor" sahasında düzenli karşılaşmalar yapmaya başlamışlardır. Görüldüğü gibi bu takımlar yabancı ya da azınlık takımlarıdır. Türk olmayan ekiplerin gerçekleştirdikleri bu ilk futbol karşılaşmaları, GSL öğrencilerini hem ilgilendirir hem de çok üzer. Artık onların amacı, kendi futbol kulüplerini kurmak, ölesiye sevdikleri bu oyunun kurallarını "hatmetmek" ve yabancılarla boy ölçüşmektir. Türk olmayan takımları yenmekGalatasaray Spor Kulübü'nün kurucusu Ali Sami Yen, "Ellinci Yıl" kitabında kuruluş öyküsünü şöyle anlatır: "1 Teşrin 1905'te mektebin beşinci sınıfında edebiyat muallimimiz merhum Mehmet Ata beyin dersi esnasında birkaç arkadaş baş başa vererek Galatasaray'da bir futbol kulübü kurmaya karar verdik. İlk müteşebbisler oyuna ve mücadeleye meyyal arkadaşlardan Asım Tevfik Sonumut, Reşat Şirvani, Cevdet Kalpakçıoğlu, Abidin Daver, Kamil...gibi gençlerdi. Mektepde tahsilde bulunan Bulgar ve Sırp talebesinden çevik ve kuvvetli olanlar da bize iltihak etmişlerdi. Asım'ı muhasebeciliğe, Cevdet'i ikinci reisliğe seçmiş, kendim de Reis olmuştum. Asım her hafta arkadaşlardan birer kuruş toplamakda mahir olduğu için kendisini muhasebeci yapmıştık. Ben Reisliği topu yağlayıp şişirmekle almıştım. Topumuza evladım gibi bakardım. Zaten varımız yoğumuz da toptu. Mektebe gelirken, domuz sokağından geçer, domuz yağı alırdım. Topu onunla yağlar, şişirirdim; yamasını yeni pabucumdan kesmiştim. Bunu gören arkadaşlar, bana hepimizden fazla paye vermişlerdi. Yani o zaman Reisliğe ve diğer vazifelere payeyi, en çok çalışan kazanırdı. Cevdet de ikinci Reisliği formaları yıkadığı için almıştı. "Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmek."Kulübün adının Gloria (Zafer) ya da Audace (Cesaret) konulması yolunda görüşler ortaya atılmışsa da, sonuçta Galatasaray olmasında anlaşmaya varılmıştır. Araştırmacı Cem Atabeyoğlu, Galatasaray adının, bu takımın yaptığı ilk maçta Rum ekibini 2-0 yenerken, seyircilerin onlardan "Galata Sarayı efendileri"diye söz etmelerinden doğduğunu yazar. Bunun üzerine kurucular da ismi benimserler ve "Adımız Galata Sarayı olsun" derler. Kurucu Listeler1905'ten 1919'a kadar Galatasaray Spor Kulübü'ne Başkanlık yapan, mektebin 889 numaralı öğrencisi Ali Sami Yen, inci gibi elyazısıyla tuttuğu Galatasaray Terbiye-i Bedeniye Kulübü ıhsaiyet Defteri'nin (Sayım-İstatistik Defteri) 181 ve 182. sayfalarında kurucu 13 üyeyi şöyle sıralar: 1-Ali Sami Yen 2-Asım Sonumut 3-Emin Bülend Serdaroğlu 4-Celal İbrahim 5-B. Nikolof 6-Milo Bakiş 7-Pol Bakiş 8-Bekir Sıtkı Bircan 9-Tahsin Nahit 10-Reşat Şirvanizade 11-Hüseyin Hüsnü 12-Refik Cevdet Kalpakçıoğlu 13-Abidin Daver 1905'te Osmanlı İmparatorluğu'nda bir dernekler yasası bulunmadığından, Galatasaray Spor Kulübü yasal olarak tescil edilme olanağını bulamamıştır. 1912 yılında Cemiyetler Kanunu çıkarıldıktan sonra, kulüp yasal bir kimlik kazandı. Yetkili makamlara kulüplerin tüzükleriyle birlikte, kurucu üyelerin ad ve adreslerinin de bildirilmesi zorunlu tutulduğundan, istifa eden ya da eğitimlerini tamamlayarak ülkelerine dönen üyeler ilk listeden çıkarılmış ve 1 Eylül 1913'te kurucu liste yeniden düzenlenmiştir. Kurucu üyelerin yeni sıralaması şöyle gerçekleşmiştir: 1-Ali Sami Yen 2-Asım Sonumut 3-Emin Bülend Serdaroğlu 4-Celal İbrahim 5-Bekir Sıtkı Bircan 6-Reşat Şirvanizade 7-Refik Cevdet Kalpakçıoğlu 8-Abidin Daver. Renklerin öyküsüGalatasaray Spor Kulübü'nün ilk renkleri kırmızı-beyaz'dır. Bayrağımızın renklerinden esinlenerek seçilen bu renkler, dönemin baskıcı ve paranoyak yönetimi tarafından kuşkuyla karşılanmış ve futbolcular sıkı bir takibe alınmışlardır. Bu nedenle, sarı-lacivert renkler gündeme gelmiş ama bunlar da kalıcı olmamış ve Galatasaray bugünkü renklerine kavuşmuştur. Bu renklerin öyküsünü Ali Sami Yen'den dinleyelim: "Birçok yerleri dolaştıktan sonra, nihayet Bahçekapı'daki Şişman Yanko'nun dükkanına gidilerek orada zarif iki yünlü kumaşa tesadüf ettik. Biri, vişneye çalan koyuca tatlı bir kırmızı, öteki de, içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı. Tezgahtar, mahirane bir el hareketi ile kumaşların dalgalarını birleştirdi. Bir saka kuşunun başı ile kanadının yarattığı renk güzelliğine benzer bir parlaklık hasıl oldu. Ateşin içindeki renk oyunlarını görür gibi olmuştuk. Sarı-Kırmızı alevinin takımımız üstünde parıldamasını tasavvur ediyor ve bizi derhal galibiyetten galibiyete gotüreceğini tahayyül ediyorduk. Nitekim de öyle oldu." Buna karşılık kuruculardan Bekir Sıtkı, söz konusu renklerin Gül Baba'nın II.Beyazıt'a verdiği sarı ve kırmızı güllerden esinlendiğini ileri sürer.
En son ozgurulas tarafından 21 Eyl 2011, Çrş 08:58:54 tarihinde düzenlendi, toplamda 3 kere düzenlendi.
|
|
|
|
 |
|
ozgurulas
|
Mesaj Başlığı: Re: Galatasaray  Gönderilme zamanı: 29 Oca 2010, Cum 11:05:26 |
| Trophy Editörü |
 |
Kayıt: 05 Nis 2009, Pzr 00:00:00 Mesajlar: 1318 Konum: Bursa
|
|
Galatasaray köşesi gibi birşey düşündüm, galatasaray ile ilgili beğendiğimiz yazıları aktarabileceğimiz, maç ertesi veya genel yorumlar yapabileceğimiz, haberleri verebileceğimiz.. Bir problem teşkil ediyorsa silebilirsiniz tabii..
|
|
|
|
 |
|
the_greywolf
|
Mesaj Başlığı: Re: Galatasaray  Gönderilme zamanı: 29 Oca 2010, Cum 12:37:54 |
| PSTürk Bağımlısı |
 |
 |
Kayıt: 07 Şub 2008, Prş 01:00:00 Mesajlar: 5841 Konum: istanbul-beykoz/ giresun-görele
|
|
şu haliyle bir problem teşkil etmiyor da bazı fanatik arkadaşlarımız mevcut ben de iyi bir gs li olduğum için daha önce baya atışmalarımız olmuştu kendileriyle, tadı kaçabilecek bir başlık bu ama bence bir sakıncası yok. Yönetimin ehil kısmı karar versin..
_________________ SÖZ NAMUSTUR ÇİĞNENMEZ bu düsturla gelin bana http://about.me/saitgulsoyyeni sitemiz ---> http://www.selectdergisi.com/
|
|
|
|
 |
|
kenya
|
Mesaj Başlığı: Re: Galatasaray  Gönderilme zamanı: 29 Oca 2010, Cum 12:57:19 |
| PSTürk Bağımlısı |
 |
 |
Kayıt: 15 Eyl 2006, Cum 00:00:00 Mesajlar: 570 Konum: pandoranın kutusunda
|
|
los galatasaras:)
_________________  Jose Mourinho:Teknik direktör olmak için,önce futbolcu olmak gerektiğini söylüyorlar.Peki,Jokey olmak için de önce at mı olmak gerekiyor... Penaltıdan Gol Atınca Tabelaya Bile Koymuyorum (ceza)
|
|
|
|
 |
|
Love_2_Die
|
Mesaj Başlığı: Re: Galatasaray  Gönderilme zamanı: 29 Oca 2010, Cum 13:23:20 |
| Efsanevi Oyuncu |
 |
 |
Kayıt: 16 Ağu 2008, Cmt 00:00:00 Mesajlar: 429 Konum: ist-kocaeli
|
|
galatasaray çok değişik bi takım oldu rijkaard işi biliyor barcelonada geçmişi var adamın alıyor tabi dos santos filan fenerli olmama rağmen galatasaray bu sene şampiyon olur gibime geliyor bu kadroyla
_________________ ---------------------------------------------  --------------------------------------------------- --------------------------------------------------- Ezio----------------------------------------------------------
|
|
|
|
 |
|
ozgurulas
|
Mesaj Başlığı: Re: Galatasaray  Gönderilme zamanı: 29 Oca 2010, Cum 13:40:16 |
| Trophy Editörü |
 |
Kayıt: 05 Nis 2009, Pzr 00:00:00 Mesajlar: 1318 Konum: Bursa
|
|
Bu hamleler umarım kağıtta kalmaz ve sahada kendini gösterir, bu değişim ile ilgili bir yazı ekliyorum aşağıya..
Bu arada fenerbahçe'de de aslında bir değişim var, ilk defa transfer şampiyonluğunu kovalamayıp, mevcut kadrodaki futbolculara güvendi, bu da kadrodakiler için bir itici güç, o yüzden daha sonucun ne olacağı belli olmaz bence...
|
|
|
|
 |
|
ozgurulas
|
Mesaj Başlığı: Galatasaray  Gönderilme zamanı: 29 Oca 2010, Cum 13:44:45 |
| Trophy Editörü |
 |
Kayıt: 05 Nis 2009, Pzr 00:00:00 Mesajlar: 1318 Konum: Bursa
|
|
Çok değil, tam iki yıl önce Galatasaray’ın yabancıları aynen şöyleydi: Rigobert Song, Ismael Bouzid, Tobias Linderoth, Lincoln, Ahmed Barusso, Marcelo Carrusca, Shabani Nonda. Yanyana yazınca daha iyi anlaşılıyor aradaki büyük fark iki yıl sonraki yabancılarla: Leo Franco, Lucas Neill, Elano, Dos Santos, Jô, Abdülkadir Keita, Harry Kewell, Milan Baros. Burada hem bir fırsat var, hem de tehdit Frank Rijkaard adına. Fırsat şu. Yabancı futbolcu envanterini iki yıl içinde yenilemek adına önemli bir adım atmış oldu Galatasaray. Bunu yaparken de hem takımı daha da gençleştirmiş oldu, hem de kalitesini inanılmaz artırdı. Tehdit ise biraz karışık. Günümüzün çıldırtıcı temposuna uyarak, radyoaktif yarılanma süresi inanılmaz hızlı bir takım oldu Galatasaray. Son üç yılda neredeyse her sezon iskeleti sürekli değişikliğe uğradı. Bu sezon ise neredeyse iki defa değişti iskeleti takımın. Biraz sakatlıklardan, biraz da Rijkaard’la çıkılan yolun sonunda görülen ışıktan.
Galatasaray’ın önündeki tehdit Sezon başındaki iskeletle şimdi gelinen nokta arasındaki farkın temel nedeni Harry Kewell ve Milan Baros’un sakatlıkları aslında. Bu iki futbolcusundan peşpeşe mahrum kalan Galatasaray, yabancı futbolcu envanterini yenilemeyi büyük bir hızla sürdürmeye devam edince büyük bir tehditle karşı karşıya gelmiş oldu bir anda. O da şu. İki büyük sakatlık ve Nonda’yla yolların ayrılması nedeniyle bugüne kadarki 35 maçta toplam 39 gol atmış bir forvet gücünden mahrum artık Galatasaray. (Bu 39 gol, toplamda atılmış 80 golün neredeyse tam yarısı.) Tehdidin büyüklüğünü anlamak için Galatasaray’ın bugünkü kadrosunda en çok gol atmış futbolcusunun 7 golle Arda Turan olduğunun altı çizilmeli kalınca. Onun takipçisi 5 golle Elano. Onu da Keita izliyor 4 golle. Yani şu an en golcü üç futbolcunun toplamda attıkları gol sayısı, tek başına Nonda’nın attığı gole eşit. Gerçek şu ki, Rijkaard’ı zor günler bekliyor bu tehdidi bir fırsata dönüştürmesi için. Ve bir fırsat Başka bir gerçek daha var Galatasaray’da. İlk kez oynatmak istediği futbolu tâ bebeklik günlerinden bu yana bilen bir futbolcuya kavuştu Rijkaard. Giovani Dos Santos, bu Rijkaard’ın neredeyse bebekliğini bildiği futbolcunun adı. Rijkaard’ın takımında, en önemli görevlerde hep onun adını göreceğiz bundan böyle. Muhtemelen önce onun adını yazacak tahtaya Rijkaard. Ardından da diğerlerininkini. Dos Santos transferinin önemini anlamak için Galatasaray’ın son iki maçına uzanmak gerek. Ve bu transfer üzerinden okumak gerek Galatasaray’ın son iki maçını ve 4-4-1-1’ini. Şundan. Gaziantepspor maçında Arda Turan, Ankaragücü karşılaşmasında da Emre Çolak’ın aksaması Galatasaray’ın sistemini biraz sarstı doğrusu. Sağını unutan Arda Turan G. Antepspor maçında Arda Turan’ın fizik ve zihinsel olarak sahada olmaması nedeniyle kanatları çalıştırmak bireysel performansa bağlı kalmıştı bir şekilde. Caner Erkin’in üstün gayreti sayesinde sol kanat bir şekilde işledi Gaziantepspor maçında. Ama Arda Turan’ın neredeyse hiç yardıma gelmediği sağ kanat, Barış Özbek’le Uğur Uçar’ın omuzlarına kalınca bir türlü havalanamadı Galatasaray. (Bakınız Arda Turan’ın maç boyunca sol kanat oyuncularına 13 isabetli pas atarken bu sayının sağ kanat oyuncuları ve santrfor için toplam 11’de kalması.) Esasında Shabani Nonda’nın verimsizliğini de biraz buralarda aramak lazım. Yani hem sağ kanadın, hem de göbeğin işlememesi de başarısız gösterdi Nonda’yı. (Ancak yine de Galatasaray’ın girdiği altı pozisyonun yarısında imzası vardı Nonda’nın Gaziantepspor maçında.) Geliyoruz Ankaragücü maçına. Başlarda oynamaya iştahlı görünen Emre Çolak, rakibin sert oyunundan sinince dengesini kaybetti Galatasaray. Solda oynayan Uğur Uçar – Ayhan Akman ikilisi Hakan Balta – Caner Erkin ikilisini aratınca da, ileri bile gidemez oldu neredeyse. Böylece kanatlar ve merkez işlemediği için Nonda ve onun yerine oyuna dahil olan Jô sıfır gol pozisyonuyla tamamlamış oldular maçı. Santrfor arkasının önemi Çıkarsama. Demek ki santrforun arkasında oynayan futbolcu çok önemli bir misyona sahip 4-4-1-1’de. Temel görevi, kanatlar durmuş olsa bile ne yapıp edip sistemi çalıştırmak o futbolcunun. Elbette bunun tersi de geçerli. Yani santrfor arkasında oynayan futbolcu durmuş olsa dahi, kanatların işlemesi durumunda sistemin yine de çalışacağı aşikâr. Ve de cennet çıkma bir senaryo şimdi de: Galatasaray’da hem kanatlar, hem de merkez işlerse… Yani çeşitli dizilişlere göre kanatlarda oynayan Caner Erkin ve Keita, santrfor arkasında oynayan Dos Santos veya Arda Turan iyi bir futbol tuttururlarsa o gün, korkmak gerek Galatasaray’dan. Hele bir de önlerinde hamlığını atmış Jô varsa; seri ve atak. İşte o zaman bir reklam gerçek olur: “Gündüz vejeteryan, gece Bacardi!” Bunu akılda tutarak başka bir diziliş üzerinden, 4-3-3 büyüteciyle bakalım bir de aynı fotoya. Kritik soru Burada kritik bir eşik var. O da şu. 4-3-3’ü nasıl bir orta saha yapılanmasıyla oynayacak Galatasaray? 1 + 2’yle mi, yoksa 2 + 1’le mi? Yani Mehmet Topal veya Mustafa Sarp ve çapraz önünde de Dos Santos (Elano) ve Arda Turan’la mı oynayacak Galatasaray? Yoksa, geride Mustafa Sarp (Mehmet Topal) ve Elano yanyana, önlerinde de Dos Santos veya Arda Turan’la mı? Bu eşik şundan kritik. Kabul etmek gerekir ki her ne kadar fantastik bir futbolcu da olsa Keita, gerek gol vuruşu, gerekse de golü hissetme bakımından bir Harry Kewell değil asla. Bu açıdan solda Caner Erkin’in pişirdiği ataklarda sağ kanadı (Keita’yı yani) son vuruş ustası olarak konumlandırmak fazla gerçekçi değil. Aynı bakış açısıyla Caner Erkin ve Arda Turan’ın da gol vuruşu itibariyle Kewell kalibresinde olmadığını da söylemek gerek, gerçekçi olmak adına. Dolayısıyla Keita-Sabri Sarıoğlu ikilisinin sürükleyeceği ataklarda sol kanat forvetlerinin santrforu yedeklemesi bir Kewell düzeyinde gerçekleşmeyecek ikinci yarıda. (Bakınız Kewell’un santrforu yedeklediği sol kanatta ve merkezde toplam 14 gol atarak kariyer rekorunu kırmaya üç gol yaklaşması.) 4-4-1-1’le 4-3-3’ün farkı Ne anlama geliyor bu? 4-4-1-1 oynamakla orta sahası 2+1 formasyonuna sahip 4-3-3 arasında rakip ceza sahasında bulundurulan futbolcu sayısı açısından bir fark yok. Her ikisinde de topu kullanan oyuncu dışında üç futbolcu daha atabiliyor Galatasaray rakip ceza sahasına kağıt üzerinde. Rakip ceza sahasında bir fazla oyuncu atmanın yolu ise, 1+2 formasyonlu orta sahayla oynamaktan geçiyor kuramsal planda. Yani 4-3-3 oynayacaksa eğer, orta sahada 1+2 formasyonuyla sahaya çıkması gerekiyor Galatasaray’ın, 4-4-1-1’e oranla hücumda daha etkin olmak için. Rakip ceza sahasında fazladan bir adam atmanın ise iki maliyeti var Galatasaray’a. İlki Elano’dan tam anlamıyla verim alamamak, ikincisi de savunma kurgusunda biraz yumuşak kalmak. Oysa ki 4-4-1-1’de hem Elano’dan verim almak, hem de takım savunmasında daha güçlü olmak mümkün. Dos Santos’un önemi Öyleyse gidilecek yol belli. Galatasaray elindeki kadrodan en iyi verimi almak için 4-3-3’ün gizli halini içinde barındıran 4-4-1-1 oynayacak bundan böyle. Zaten Dos Santos transferini Galatasaray açısından stratejik kılan da bu. Galatasaray’ın Avrupa maçlarında santrforsuz kaldığı dikkate alınınca üstünlüğünü gösterebileceği tek bir alan kalıyor: Topla ve topsuz her hal ve şartta rakipten daha hızlı oynamak. Bu da 1-4-3-3-0, yani 4-6-0 diye tanımlanan taktik dizilişle mümkün. Yani sağdan başlayacak olursak Keita, Mehmet Topal (Mustafa Sarp), Elano, Caner Erkin, Arda Turan ve Dos Santos dizilişiyle. Geride de Sabri Sarıoğlu, Neill Lucas, Servet Çetin, Hakan Balta dörtlüsü. (Eğer Galatasaray bu anlayışla Atletico Madrid’i elerse, Baros ve Kewell’un da eklenmesiyle daha da heyecanlı eşleşmelere ve hedeflere yelken açabilir Avrupa’da.)
Türkiye’deki formül Gelelim Türkiye’ye. Baros devreye girene kadar Jô seçeneği var Galatasaray’ın. Bu durumda kolaylıkla 4-3-3 veya onun varyantı olan 4-4-1-1 oynayatabilir takımı Rijkaard. Buradaki temel mesele şu: Dos Santos’tan en büyük verimi nerede almayı planlıyor Rijkaard? Sağ içte mi, yoksa santrfor arkasında mı? Dos Santos ilk açıklamalarında oynamaktan en çok hoşlandığı yerin sağ kanat olduğunu söyledi. Yani kendisine kalırsa 4-3-3’ün 1+2 varyantında defansif orta saha oyuncusunun sağ çaprazında oynamak istiyor Dos Santos. Bunun dışında rahatlıkla kanatlarda (Keita ve Caner Erkin’in yerine) ve forvet arkası olarak Arda Turan’ın yerinde oynayabilir Orta Amerika’nın Messi’si. Çift çekirdekli işlemci Yani aslında şunu demiş oluyoruz yüksek sesle Dos Santos’un her yerde oynayabileceğini söylemekle: Galatasaray Arda Turan’larının sayısını ikiye çıkarmış oldu. Ya da artık iki tane Dos Santos’u var Galatasaray’ın, birisi yerli, biri de yabancı. Veya donanım diliyle söyleyecek olursak; çift çekirdekli işlemciye sahip artık Galatasaray. Demek ki kanatlar durduğunda sistemi işletmek için artık iki tane alternatifi var Rijkaard’ın. Hatta daha fazlası. Çünkü Dos Santos bir La Masia (temeli pas ve hız futboluna dayalı Barcelona altyapısı) mezunu. Rijkaard’ın oynatmak istediği futbolu daha çocukluğundan bu yana oynayagelen biri. Bir de tabi tersinden okumak mümkün bu transferi. Ne demişti Alfred Adler, “ikinci çocuk ilk çocuğun tahtından olmasıdır.” Bu açıdan Arda Turan’ı önemli bir sınav bekliyor Dos Santos’un gelmesiyle. Kendini “tahttan edilmiş” mi hissedecek Arda Turan? Yoksa Galatasaray’a bir nefer gibi hizmet vermeye devam mı edecek? Galatasaray’ın geleceğini, Arda Turan’ın durumunu nasıl algıladığıyla Rijkaard’ın buna nasıl yaklaştığı ve bu kapsamda çıkan pürüzleri nasıl yönettiği belirleyecek kuşkusuz..
Alıntıdır..
|
|
|
|
 |
|
__satana__
|
Mesaj Başlığı: Re: Galatasaray  Gönderilme zamanı: 29 Oca 2010, Cum 14:45:20 |
| PSTürk Bağımlısı |
 |
 |
Kayıt: 12 Şub 2009, Prş 01:00:00 Mesajlar: 1282 Konum: henüz daha bilinmiyor
|
|
bu ne playstation forum sitesi mi yoksa spor forumu mu?
Her gecen gun soguyorum siteden ne oluyor boyle ya!
edited by the_greywolf; *küfür etmek yasaktır *imla kurallarına dikkat ediniz *beğenmediğiniz başlıklara mesaj atmak zorunda değilsiniz *iyi forumlar
_________________ 
|
|
|
|
 |
|
ozgurulas
|
Mesaj Başlığı: Re: Galatasaray  Gönderilme zamanı: 29 Oca 2010, Cum 14:48:30 |
| Trophy Editörü |
 |
Kayıt: 05 Nis 2009, Pzr 00:00:00 Mesajlar: 1318 Konum: Bursa
|
|
Bir problem teşkil ederse kaldırırlar __satana__ sorun değil dostum...
|
|
|
|
 |
|
Daywalkertr
|
Mesaj Başlığı: Re: Galatasaray  Gönderilme zamanı: 29 Oca 2010, Cum 16:38:47 |
| Efsanevi Oyuncu |
 |
 |
Kayıt: 05 Ara 2007, Çrş 01:00:00 Mesajlar: 448 Konum: İstanbul
|
__satana__ yazdı: bune ... playstation forum sitesi mi yoksa spor forummu?
Her gecen gun soguyorum siteden ne oluyor bole ya evet ne oluyor bu sitede bu açılan başlık seni neden rahatsız ediyor ve küfür etmene sebep oluyor ,arkadaşım bence ilk olarak kendi msjlarınıza ve sözlerinize dikkat edin böyle seviyesi düşük msjlar atmadıkça herkes istediği konuyu düzeyli bir şekilde tartışır ama bu tip küfürlü msjları görenlerde dayanamayıp ağzını bozabilir değil mi satana kardeş dikkat edelim biraz yazım şeklimize
En son Daywalkertr tarafından 29 Oca 2010, Cum 20:57:40 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
_________________ PSN US ID Daywalkertr PSN UK ID Conantr Oyunlarım PES 2012 -GT5-RDR
Biten Oyunlar:A.Creed 1-2/GTA4/Viking/H. Sword/Conan/Mgs4/Uncharted 1-2/Motorstorm/Godfather/Re5/GowIII/Read Dead Redemption
|
|
|
|
 |
|
the_greywolf
|
Mesaj Başlığı: Re: Galatasaray  Gönderilme zamanı: 29 Oca 2010, Cum 20:39:10 |
| PSTürk Bağımlısı |
 |
 |
Kayıt: 07 Şub 2008, Prş 01:00:00 Mesajlar: 5841 Konum: istanbul-beykoz/ giresun-görele
|
|
satana nın mesajını editledim arkadaşlar @ Daywalkertr, sen de alıntıladığın kısmı editlersen o küfür gözükmemiş olack hoca, mesajını istediğin gibi editlemen adına ben dokunmadım...
ben demedim mi size gereksiz fanatiklik yapan arkadaşlar var diye, satana kardeşimle gs-fb muhabbetine çok seviyesiz bir küfürleşmemiz olmuştu 2sene önce hala unutmadım o olayı zaten, bir iki fenerbahçeli arkadaşımız daha bu şekilde tepki gösterebilir o nednle yönetimin ehil ayağı başlığı kapatabilir haberiniz olsun.... ama ben kapanmaması için elimden geleni yapacağım...
_________________ SÖZ NAMUSTUR ÇİĞNENMEZ bu düsturla gelin bana http://about.me/saitgulsoyyeni sitemiz ---> http://www.selectdergisi.com/
|
|
|
|
 |
|
yado1907
|
Mesaj Başlığı: Re: Galatasaray  Gönderilme zamanı: 29 Oca 2010, Cum 20:47:38 |
| Efsanevi Oyuncu |
 |
 |
Kayıt: 07 Eki 2008, Sal 00:00:00 Mesajlar: 329
|
corcovic3 yazdı: galatasarayın iyi kadrosu var fakat beşiktaş ve fenerin kadrosuda anadolu takımlarından üstün oldugu için işi derbiler belirlicek 5 senedir derbi kazanıyoruz daha çok önemli olan anadolu takımlarından allınan puanlar kaç yıldır küme düşme hattına puanları dağittik bence gs ve Fenerbahçe arasında geçer lig bakalım gsnin yaptığı kumar tutarmı düşüş yaşamış iki tane genç yetenekli oyuncuyu kiraladı sene başında çok iyi takım kuruldu denilen gs sanki sene başındaymış gibi transferler yapıyor bence hala defans ve orata saha zayıf ama ileri adamları iyi gsnin
_________________ psn:alicihan
|
|
|
|
 |
|
the_greywolf
|
Mesaj Başlığı: Re: Galatasaray  Gönderilme zamanı: 29 Oca 2010, Cum 20:50:19 |
| PSTürk Bağımlısı |
 |
 |
Kayıt: 07 Şub 2008, Prş 01:00:00 Mesajlar: 5841 Konum: istanbul-beykoz/ giresun-görele
|
|
orta saha değil de defansı hakkaten çok zayıf gs nin, tamamen servetin eline bakıyor takım, az bir düşüş olursa performansında servetin çok sancı çekiyor o maç takım da taraftar da, servet de insan çocuğun yükünü hafifletmek lazımken sürekli ileride bir sirkülasyon olması beni rahatsız ediyor açıkcası...
_________________ SÖZ NAMUSTUR ÇİĞNENMEZ bu düsturla gelin bana http://about.me/saitgulsoyyeni sitemiz ---> http://www.selectdergisi.com/
|
|
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kimler çevrimiçi |
Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir |
|
|
|
|
|
|
Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
|
|