Dark Void İncelemesi
the_greywolf tarafından yazıldı.    Cuma, 12 Şubat 2010 18:00    PDF Yazdır e-Posta
( 2 - Kullanıcı oylaması )

Son söylenecek sözü ilk söyleyeyim; “vasatın altında bir oyun”. Güzel ve geleceğe dair umut veren yanları var elbette ama bazı yönleriyle de dalga mevzusu olan bir oyun. Ne? Hangi oyun olduğunu söylemeyi mi unuttum! Hmm.. Çok özür dilerim, oyun beni o kadar heyecanlandırdı ki (!) ismini vermeyi unuttuk. Bahsettiğim oyun Ocak ayı sonunda raflardaki yerini alan ve oyuncuların beğenisine sunulan Dark Void. Eğlence vaadiyle şekillendirilen oyuncu beklentileri dağıtımcı Capcom’a ne şekilde geri döner orasını bilemiyorum ama oyun hakkında çok yazılacak konu var o nedenle doğru düzgün bir giriş yapayım ( Bu aralar paldır küldür yazıya dalıp sonra başa dönüp toparlamayı çok seviyorum, ne de olsa hayatta başa alıp şekillendirebildiğimiz nadir şeylerden yazdıkarımız).


Uçmak… Serbestlik, ferahlık, rahatlık, seyahat ve en önemlisi de özgürlük kavramlarıyla bağdaştılılmıştır insanlık tarihinin ilk nefesinden beri. Göktanrı dininde gökyüzüne yükselir ölenlerin ruhu ve toplanırlar semada, işte oranın adı da “uçmaktır”. Bu his, bu duygu insanlık için çok şey ifade eder ama teknolojinin sunduğu yabanıl imkanlar bu hazzı ne kadar verir bizlere ondan pek emin değilim. Uçakla seyahat eden kimse bahsettiğimiz duygularla nefes almıyordur eminim. Video oyunlarında ara sıra kullandığımız jat-packler yaşatabilir mi bu hisleri bize gerçekte kullansak, sanmıyorum ama oyunlarda iyi iş gördüklerini itiraf etmeliyim. 

Bir konuya daha değinelim kuşbakışı; ikinci dünya savaşı efsanelerinden, fizikçilerin gözbebeği, bilim kurgu serilerinin vazgeçilmez konularından (ve hatta klişelerinden desek yeridir) Bermuda Şeytan Üçgeni. Buradan geçenlerin bazen tüm vücutlarının bazen bazı uzuvlarının görünmez olduğundan, bu görünmezliklerin de ölüm sebebi olduğundan bahsedilir. Heisenberg ve Einstein'ın kuantum fiziği ile alternatif gerçeklikler, paralel evrenler ispatlanmıştır ve Bermuda Şeytan Üçgeni'ni evrenler arasında bir kapı olarak görenler de mevcuttur (Sy-Fy kanalının Triangle mini-tv dizisini tavsiye ederim).

Tamam, tamam; oyunu teknik açıdan incelemeye de geçeceğim ama önce son bir şeyden bahsetmek istiyorum. Daha doğrusu gerçek bilim, sınır bilim ve bilimkurgu için çok önemli birinden, Nicola Tesla. Heisenberg dedik Einstein dedik, bir de Tesla diyelim (yıldız savaşlarının fikir babası sayılır desem yeter heralde) de kim olduğunu meraklı arkadaşlar irdelesinler (oyunda karşılarına çıkınca da şaşırmasınlar), biz de oyunun hikayesinden bahsederek başlayalım incelemenin ana hattına.

Bu iki güzel fikri alalım, bu ünlü bilimcilerin fikirlerinden faydalanalım da nasıl saçmalayalım diye düşününce de ortaya Dark Void çıkmış işte (yazı bitti dağılın demeyi çok istiyorum ama dediğim gibi oyun hakkında yazacak çok şey var). Hava çatışması, jat-pack kullanımı ve 3rd person aksiyon macera öğelerinin harmanlandığı bir oyun Dark Void. Yapımcıları ünlü Crimson Skies oyununu yapanlar ve uçma işinden anladıklarını biliyoruz.

Dark Void’in ana karakterinden ve konusundan bahsederken yabancı bir siteden alıntı yapmak istiyorum. Okuduğumda gülmekten yerlere yattığım paragrafın özet çevirisi şu şekilde: “Ana karakterimiz Uncharted 2'den tanıdığımız Nathan Drake, ama anlamadığımız bir şekilde kendisini Will Gray olarak çağırmakta. Oyun genelinde kafasına geçirdiği kask nedniyle suratını görmesinizde bunun Nathan olduğu konusunda bize güvenebilirsiniz. Bir kargo pilotu olan Nathan, pardon Will; Bermuda Şeytan Üçgeninde oluşan bir akıma kapılır ve kendisini alternatif bir evrende bulur. Bu evdende yabani bir tür olan Watchers adlı yaratıklar mevcuttur ve alternatif evrendeki insanlığı yok etmek üzre bir istila başlatmışlardır. Bu evrendeki herkes ise bizim Nathan kopyası Will arkadaşımızın kendilerini bu yaratıklardan kurtaracağına inanır, biz inanmasak da onlar inanır ( joystiq sitesinin incelemesinin giriş paragrafının özeti).

Yani oyun baştan eksi not alıyor karakter çalarak. Demosu PSN’lerimizde mevcut bunu doğrulamak ya da test etmek isteyen arkadaşlarımız karakterimiz Will’in kasksız halini de görebilirler demoda, konuşma şeklini ve esprilerini de dinleyebilirler ve eğer Uncharted’a biraz vakit ayırmış bir oyuncuysa aradaki benzerliği hemen farkedebilir. Karakter modeli, ses tonu, espriler çakma Uncharted olmuş.

Senaryoda ya da oynanışta yenilikler farklı fikirler yok mu, elbete var. Oynanıştan az sonra bahsedelim önce senaryodaki birkaç güzellikten bahsedelim; tarihi materyaller ve kişilerden faydalanılmış alternatif dünya yaratılırken. Alternatif ve sınır bilm öğeleri kullanılmış, özellikle Nikola Tesla'nın fikirleri işlenmiş. Nicola Tesla’yı gerçekte görmediyseniz yaşınız yetmiyorsa Belgrad'daki müzesini ziyaret edebilirsiniz. Bir önceki cümle paragrafın anlatımını bozuyor, anlatımı bozan baştan üçüncü cümle cevap C şıkkı. İyice saçmalamaya başladığımı hissediyorum ama bir oyunda olsa bile Nikola Tesla’dan fikir almak, onu görmek hoştu ve çok heyecanlandırdı beni. Her ne kadar “yuhhh la, ne işi var ha bu Niko amcanın burda” diye haykırsam da çok hoş bir tat bıraktı bende. 

Gelelim oynanışa ve oyun alanlarına. Dünya alternatif de olsa Amerikalı yapıyorsa dünyayı kurtaracaksın kardeşim. Bu sefer pilot olmamızın gazıyla bir jat-pack sırtlıyoruz, hem uçuyoruz hem de silahımız oluyor bu zımbırtı. Crimson Skies gibi başarılı bir uçak oyununun yapımcılarından beklenildiği üzere uçuş dinamiği, kontroller ve hareket kabiliyeti çok başarılı olmuş. Nişan sistemi biraz tuhaf olmuş ama daha rahat oynanış için yeni geliştirilen bir sistem olduğundan yadırgıyoruz başlarda ama kısa zamanda alışıyoruz. Oyunda senaryo boyunca dar mekanlarda başlayıp geniş vadilere sürükleniyoruz ama dar mekanlara jat-pack kullanımı intihara eş değer bir riskte olduğu için çok can sıkıyor. En ufakl bir çarpma tökezlemede eşşek cennetini boylamış oluyoruz. Siper sistemi ise başarılı bir şekilde aktarılmış. Nereden aktarılmış? Evet doğru tahmin, Uncharteddan aktarılmış. Tabi bu aktarma işine alıntı falan demeyeceğim, başka ne yapabilirler ki, doğru olanı yapmışlar ve güzel bir siper sistemiyle oynuyoruz oyunumuzu (ne de olsa Uncharted'a da bu sistemi çaldı demişlerdi). Yerde yürürken havada geçen zamanın hatırına kendisini süper kahraman sanan çakma Nathan biraz modelsiz duruyor, sırtındaki jat-pack’ten olsa gerek bir garip yürüyor ( aklıma pis pis şeyler geliyor ya neyse çoluk çocuk da okuyor bunları bozmayalım terbiyemizi). Yer mücadelesi gerek nişan alma olsun gerek hareket kabiliyeti olsun gayet uyumsuz, zor ve kasıntı olmuş. Oynanış derli toplu ve bir akıcılık ekseninde seyretmiyor anlayacağınız.

Tekno-noktalar mevcut senaryo akışı içerisinde ve buraları hem silah upgaredeleri için kullanıyoruz hem de bu robot yapılı yaratıkların, Watchersların bazı teknolojilerinden,silahlarından vs nasipleniyoruz. Oyunun grafik motoru benimle arası hiç iyi olmayan Unreal motoru ki görüp görebileceğiniz en başarılı işi çıkartmışlar bu motora göre. Her zamanki sorunları da beraberinde getirmiş doğal olarak Unreal teknolojisi, bazen mükemmel bazen vasat olan ayarsız kaplamalar gibi. Watchersların modellemeleri ise çok komik, abuk bir robotik yapıları var. Sadece bana mı komik geldi bilmiyorum ama teletabilerle çektikçe bacakları kolları uzayan oyuncak bebeklere benziyorlar. Oynanışla alakalı bir noktaya daha değinelim, oyundaki silahların çoğu bilimkurgu kaynaklı enerji bazlı silahlar, ne de olsa alternatif dünya sık sıkabildiğin kadar mantığı var. Watchersların teknolojisi harekete duyarlı genelde, belirli bir alana girerseniz fark ediliyorsunuz, siz uçarken size gelen füzeleri ise savuşturmak için enteresan biçimde ufoları çalıp kullanabiliyorsunuz. Kullanmak dediysek öyle içine binip falan değil, bir taksiciyi bayıltıp taksiyi arabanın dışından kullanmak gibi tasviriyle anlatsam gayet açıklayıcı olur kanımca.

Gel gelelim oyunun müziklerine ve belki de en mükemmel, kusursuz kısmına. Alternatf dünya olacak, buraya bir geçitten geçilecek ve akla Battlestar Galactica gelmeyecek, imkanı yok. Bu ünlü TV dizisinin müziklerini yapan değerli insan Bear McCreary oyundaki soundtracklere imza atmış bulunmakta, kusur aramak haddimize değil diyoruz ve saygıyla önünde eğiliyoruz.

Oyun hakkında ne desek bilmiyorum ki! Rezil bir oyun uzak durun desem hakszılık edeceğim ama vasatı da geçemeyen bir oyun. Fiyatı ciddi bir kırılma yaşadı zaten yurtdışında ve bana göre hala fazla seviyelerde oyunun fiyatı. Hele de üst üste kaliteli ve çok iddialı yapımların çıktığı bu aylarda bu oyuna para harcamasanız daha iyi olur. Yazın canınız sıkıldığında, oyun çıkmayan kısır aylarda dönüp deneyebileceğiniz bir oyun. Bu arada unutmadan ekleyeyim 6saat civarı ve tekrar oynayabilirliği olmayan bir oyun olduğunu da ekleyelim

Grafik: 70

Ses:70

Oynanabilirlik:60

Eğlence:65

Genel:62den tavşan

+ ları: Nikola Tesla, kurgudaki hoş fikirler, müzikleri, bazen grafikleri

- leri: kısa oyun süresi, tutarsız oynanabilirlik, çalıntı modelleme ve seslendirme, bazen grafikler

Son Güncelleme ( Pazartesi, 22 Şubat 2010 20:35 )
 

Yorumlar  

 
0 #3 chathal 2010-03-08 12:27
eline saglık 1 gün oynadım (müziğinden etkilendim galiba) mavi parlak renk tonu yüzünden gözlerim bozuluyordu,zor bir oyun uncharted warhawk gta karışımı gibi gedi banada :)
Alıntı
 
 
0 #2 chathal 2010-03-07 18:20
çoğu oyundan güzel alıp oynanabilecek bir oyun zaten fiyatıda düştü
Alıntı
 
 
0 #1 Karpuzcu 2010-02-12 20:39
Sevmiyorum böle ecişli büçüşlü oyun. Eline sağlık kardeşim.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile